May 23

YENİ HAYATIMA BAŞLANGIÇ

Yine uykusuz geçen bir gece boyunca yaşadıklarım bir tecavüz müydü, olanları kime nasıl anlatsam, annemin hele babamın tepkisi ne olur düşünceleri ile boğuştum. Sabah kocamı hiç bir şey yapmadan akşama kadar oturduğu babasının beyaz eşya dükkanına uğurladım. Kira gelirleri olduğundan başka bir iş yapma ihtiyaçları da yoktu,zaten iki yıllık bir okuldan zorla mezun olduğundan iş de vermez kimse. Her zamanki gibi boş boş oturup tv seyrederken öğlene doğru kocam geldi. Hiç gelmez yemeklerini dükkanda babası ile yerdi. “Hayırdır” dedim. “Seninle önemli bir şey konuşmak istiyorum” dedi. “Bugün giderken işe ilginç bir şey oldu. Bunca zamandır ilk defa ablanın kocası aradı beni”. “Dur sana yemek koyayım diye fırladım birden.” Ama mutfağa kadar kalp krizi geçirmeden nasıl gittim bilemiyorum. Söyleceklerine bir cevap bulmaya çalışıyor ancak aklıma mantıklı hiç bir cevap gelmiyordu. Peşimden geldi. “Ben kararımı verdim aslında ama senin de fikrini almak istedim.” Çok heyecanlı ve mutlu görünüyordu. Yine de gözlerimi kaçırarak “neler konuştunuz ki, dedim. “Bizim bacanak dedi şirketinin Gebze deki depo müdürünü işten çıkaracakmış, yerine çalıp çırpmayacak güvenilir biri lazım olunca aklına ben gelmişim. Gitmek gelmek sorun olmasın diye araba da tahsis edecek, maaşı da babamın verdiği cep harçlığının iki katından fazla.” “Ee çok güzel”. “Tek sorun aşkım akşam yediyi sekiz bulacak eve gelmem bir de ayda bir iki kere yükleme olduğu geceler orada kalmam gerekecek.” “Sen istiyorsan canım ben de çok mutlu olurum,” dedim. Gerçekten de sevinmiştim. En azından babasının hala cep harçlığı vermesinden eve aldığımız her şeye karışmasından kurtulurduk. Paraya pek ihtiyacımız yoktu aslında. Babasının aldığı evde oturuyor, babamın aldığı arabaya biniyor, yıllar önce vefat eden annesinden kalan dükkandan kira alıyorduk. Bu iş için doğru adamın kocam olmadığını biliyordum ama eniştem benden böyle özür diliyor diyerek ilk defa o gece mutfakta yediğim kalın siki düşünmeden rahat bir uyku çektim.

Yine ıslanmakta bile zorlandığım bir mutluluk sevişmesi yaptık. bandırma escort O işe ben ise mastürbasyon için banyoya koştum. Zorla da olsa babasına da kabul ettirdi ve eniştemin yanında çalışmaya başladı. Sabah yedide evden çıkıyor eve gelmesi ise akşam sekizi buluyordu. Zaten haftada bire düşen o da yarım yamalak olan sevişmelerimiz gitgide on günde bire hatta benim adet dönemlerime de denk geldiğinde on beş günde bire düşmüştü. Ablamın sözünü aklıma getirip çocuk konusunu açtığımda ise biraz bu işe alışayım öyle yapalım diyerek kapattı konuyu. Olayın üzerinden geçen iki ayda enişteyi sık sık gittiğim ablamda iki kere görmüş her zamanki suratsızlığı ile bir merhaba dışında benimle hiç konuşmamıştı.

Adetimin yeni bitmesi nedeniyle neredeyse iki haftadan fazla sevişmediğimiz bir cumartesi sabahı uyanır uyanmaz yatağın içinde kocamla cilveleşmeye başladım. “Ben de seni özledim aşkım ama geç kalmayayım akşam erken gelirim güzel bir yemek yeriz sonra benimsin” dedi. Bir öpücük ile uğurladım kocamı. Sevişmelerimiz gibi evliliğimiz de vasat bir hal almıştı aslında. Belki bu yeni iş ile evliliğimiz de canlanır diyerek güzel yemekler hazırlayıp akşama doğru banyoya girdim tüm vücudumu temizledim, göğüslerimde biraz daha fazla zaman geçirsin diye kokulu kremler ile defalarca kremledim, aynaya dönerek kalçalarımı da kremle iyice ovdum. Elim kalçalarımda iken aklımdan çıkmaya başlayan eniştemin kalçalarımı kızarttığı gün aklıma geldi. Korkuyu tekrar göğsümde hissettim ama asıl kadınlığımda hissettiğim hafif bir ıslaklık beni ürpertti.

Çalan telefon ile apar topar banyodan çıktım. Arayan kocamdı. bandırma bayan escort “Aşkım yükleme yapacağımız tırlar daha yola çıkmamış” dedi. “Bana niye anlatıyorsun” dedim. “Yani aşkım bu akşam yola çıksalar buraya gelmeleri onbir yükleyip göndermemiz gece üçü geçer”. “Anlayacağın” dedi. “Anlıyorum” dedim. “Bu gece gelmiyorsun”. Telefonu kapatıp bir yarım saat ağladım, sevgimin azaldığı ve gitgide uzaklaştığı bir erkek ile hapse benzer bir evliliğe dönüşmüştü hayat. Sonra kendime bir kahve yapıp tv seyrederken ablamı aradım “benimki de gelmeyecek tırlar ile ilgili bir sorun varmış bana gel istersen” dedi. “Yok dedim film seyredip yatacağım”. Şimdi hiç çekemezdim nasihatlarını ve çocuk gürültüsünü. Biraz film seyredip yemek yiyorken sıradan bir aşk filmindeki her öpüşme sahnesi bile içimi kıpır kıpır yapıyordu. Dayanamadım. Gidip banyo kuvetini hazırladım köpük ve sıcak su ile doldurup içine girdim. Kafam dışarda kalacak şekilde tüm vücudumun sıcak suyun içinde olması sakinleştirmişti.

Sağ elim sakin sakin tertemiz yaptığım kadınlığımın üzerinde geziyor kocamın çevresini öptüğü anlardaki heyecanı yakalamaya çalışıyordum. Haftalardır mastürbasyon bile yapmıyordum.Kapının zili ile irkildim. Bir daha çalınca çıktım acele ile kurulandım saçım ıslak olmadığından kirli sepetinden ev içinde giydiğim diz altı bol eteği ve kocamın bir penyesini üzerime geçirdim. Kapı yanındaki aynadan kendimi kontrol ettim gayet kapalı idim. Kapıcı idi gelen. Açtım. Saçma sapan bir apartman sorununu anlattı. Gider gitmez banyoya geri döndüm suyu biraz daha ısıtmak için ayarlarken tekrar kapı. Söylenerek aynı kıyafetlerle kapıyı açtım.

Karşımda her zamanki sert suratı ile eniştem… Yüreğim korkudan çarparak “niye burdasın” diyebildim. “İçerde konuşalım mı” dedi. Üst katta dolaşan kapıcının ayak seslerini işaret ederek. Girer girmez kapıyı kapadım ve onun sakin sakin ayakkabısını ve montunu çıkarmasına şaşarak “birazdan kocam gelecek git burdan” dedim. “Gelemeyeceğini ikimiz de biliyoruz” dedi. Banyodan gelen su sesine kulak kabartıp “kim var banyoda” dedi. Der demez pişman oldum ama “kimse yok ben girecektim” dedim. Hemen toparlandım bu sefer teslim olmak istemiyordum. “Git çabuk bana yaptıklarını hiç affetmeyeceğim.”

Uzanıp sertçe sol kolumu yakaladı. “Defalarca boşalırken pişman gözükmüyordun” diye bağırınca korkup sindim yine. “Sevişmeyi bile bilmeyen o küçük sikli kocan bir kere bile öyle boşaltabildi mi seni ha?” diye üzerime yürüyüp beni salonun kapısına dayadı. “Hem küçük hem de beş saniyede boşalan o herif mi dolduracak bu tombul amcığı” diyerek eteğimin üzerinden önümü avuçladı. Kapıyı açalı bir dakika olmamıştı ve beni içki kokan nefesi ile duvara sıkıştırmış ve kadınlığıma eline atmıştı. Çamaşırım olmadığından parmakları amımı bulmuş istem dışı kasılmama neden olmuştu. Penye altındaki çıplak göğüslerim vücuduna yapışmıştı. Yüzümü yüzüme değecek mesafeden bağırıyordu. Benim hiç kullanmayacağım kelimeler ile konuşması, her zamanki sert kararlı hali ve kocam için söylediklerini nereden öğrendiğini düşünmek allak bullak etmişti beni. Erkeklerden korkarak ve tam itaat ile yetiştirildiğimizden gıkımı bile çıkaramıyordum. Bu arada sağ eli kadınlığımı yoğurmayı bırakmış iki eli ile kalçalarımı sıkıyordu. Neredeyse dudaklarımız arasında iki üç santim kalmış nefesindeki alkol kokusunu alıyordum. Erkekliği önüme baskı yaparken kaçacak bir yerim var mı diye bakıyordum. Tıslayarak konuşmaya başladı. “ Geçen hafta depodaki çocuklara bir Rus orospu ayarlattım karı iki dakikada kafalamış senin salağı, çocuk pipisi gibiydi dedi orospu. Seninki öpüşmeyi bile beceremeden iki sokuşta boşalınca karı uğraşmış on dakika belki ikinciye sikebilir mi diye ama tık yokmuş seninkinden. Pek sevdiğin kocan altmış yaşında bir adamdan farksız yani” Iyice dağılmıştım yine. Isırırcasına dudaklarımı öptü ve sonra beni itekleyip “Ben elimi yüzümü yıkayacağım sonrasında git dersen giderim ama kal dersen sabaha kadar yarağa doyururum seni. Yoksa altı aya kalmaz sokaklarda kendini siktirecek adam ararsın”

Az evvel kendimi tatmin etmeye hazırlanırken, bir aydır bana dokunmayan kocamın bir orospu ile seviştiğini öğrenmek, erkekliğinin alay konusu olması ve eniştemin sert emreden amlı yaraklı konuşmaları tüm gücümü almıştı bacaklarımdan. Kocamla tatmin olamayacağım bir cinsel hayat sürdüreceğimizi de suratıma çarpmıştı. Sırtımı duvara dayanarak yere oturdum. Elinde bir havlu ile banyodan çıkan eniştem gelip baş ucumda durdu fermuarı açık pantolonun önünden erkekliğinin dikildiği ve büyüklüğü anlaşılıyordu.

Eğilip elimi tutup beni kaldırdı ve konuşmadan yatak odasına kadar el ele yürüdük. Beni şaşırtarak gözyaşlarımı havlu ile sildi. Kocam ile sevişeceğim ümidiyle hazırladığım saten çarşaflarımızla kaplı yatağın kenarına oturduk. Göz göze bakarken “Nasıl sikmemi istersin seni. Belli ki yanıyorsun yaraksızlıktan.” Beklediğim sözler bunlar değildi. Aşağılayıcı tavrı rahatsız edici ama büyüleyici idi. Hala kocam hakkında söyledikleri aklımda çınladığından cevap veremeyince bir eli eteğimi yukarı doğru çekerek yavaşça kadınlığıma doğru ilerledi. Bu sırada hala öne doğru bakan kafamı kendine doğru çekerek dudaklarıma ufak bir iki öpücük kondurdu. Üçüncüye ben de karşılık verince eli bacak arama doğru girdi ve çamaşırsız çıplak tenime değince durdu. “Banyoya hazırlanıyordum” dedim. Bu sefer yere önüme diz çöktü ve beni yatağa doğru itekledi. Bir çırpıda eteği çekti aldı.

Şimdi bacaklarım aşağıya sarkar halde belden aşağım çıplak önünde yatıyordum. Refleks olarak kadınlığımı örttüm ellerimle. Bacaklarımı hafif aralayıp gözlerime baktı” gerçek kadınlığı bugün öğreneceksin” dedi. Elleri ile bacaklarımı okşarken dizlerimden arasından kafasını bacak arama sokup önce kadınlığımı örten ellerimi sonra biraz üstünü sonra çevresini öptü sonra ellleri ile çevresini okşayarak bacaklarımı iyice araladı. Ellerimi yavaşça yana çekti ve bir anda beklemediğim bir şey yaparak kadınlığımı deliğinden bızırıma doğru yalamaya başladı. Şaşkınlık ve utançla kafasını iteklemeye çalışsam da ellerimi iki yana ayırarak bastırdı ve yaptığı işe devam etti. Kocam bazen sadece çevresine bir kaç öpücük kondurur sonrasında içime girerdi. Dili bızırımın üstüne baskı yapıyor bacaklarım istem dışı sağa sola savruluyor dilini içime soktuğu anlarda ise bacaklarımı daha fazla sıkıyordum. Bir parmağını ağzıma uzatıp emdirdikten sonra ıslanan parmağı içime sokup çengel gibi içimde döndürüyor dili ve dudakları ile ise bızırımla oynuyordu. Hepsini ilk defa yaşıyordum. Diğer eli kalçalarımı sıkıyor veya rahat dilleyebilsin diye kalçalarımı ayırıyordu. Bacak aralarımı yalıyor ısırıyordu. Ellerimle ona dokunmamak için çarşafları çekiştiriyordum. Neredeyse bir beş dakika sonra her boşalmamda olduğu gibi kesik kesik nefes alıp belimi yukarı kaldırarak boşalırken o aldırış etmeden sularımı emmeyi sürdürüyordu.

“Yeter artık” dedikten sonra bir kaç dil darbesi ile tüysüz kıç deliğime kadar yalayıp ayağa kalktı. İçime dahi girmeden hayatımın enbandırma escort bayan
iyi orgazmlarından birini yaşamıştım. Üzerimde hala kirliden aldığım kıyafetler yatakta bacaklarım açılmış halde iken biraz beni seyretti ve “gel buraya diye emreder konuştu yine. Am sularımla parlayan yüzüne baktım. Yine yatağın kenarına oturmuş haldeydim “çıkar şunu” dedi. Üstümü hızla çıkarınca büyük kavun memelerim ortaya döküldü. Karşısında çırılçıplaktım ama o hala eve geldiği gibiydi. Tek farkı kadınlığımın sularından parlayan dudakları idi. “Benim karım olsan sabah akşam sikirdim seni hayal ettiğimden daha güzel vücudun, Alman porno yıldızları gibisin” dedi. Benim aklım söylediklerinde değil gömleğini çıkardıktan sonra kemerini çözdüğü pantolonundaydı. Devamlı genç diri vücuduma, bozulmamış kadınlığıma övgüler yağdırıyor bir yandan soyunuyordu. Pantolon ve üstünü çıkarınca sadece çamaşırı ile bana doğru yaklaştı. “Kocandan başkasınınkini gördün mü?” “Hayır” dedim “Sen çıkarmak ister misin o zaman, bak bakalım gerçek bir yarak göreceksin” dedi. Yazlıkta beni siktiği gün ve bugün daha ben hiç kontrolü ele almamıştım. Titreyen ellerime merak galip geldi ve çamaşırını iki yandan tutup indirdim yarı kalkmış bir erkeklik suratıma çarptı. Bu hoşuna gitmiş olmalı ki kökünden tutup bir iki kere daha yanaklarıma vurdu. Sonra bir hareket olmayınca bende “hadi” dedi. Önce şaşkınlık ile siki seyrettim. Hayalimdekinden daha güzel ve uzundu. Çevresi kocamınki gibi tertemiz değil hafif kıllıydı. Tekrar sikini ağzıma yaklaştırınca ben de kocama yaptığım gibi önce yanlarına sonra başına bir iki öpücük kondurdum. Dilim ile biraz yaladım. Yarı kalkık hali bile kocamınkinden kalın olan erkekliği biraz daha dikilince hayranlık duyulacak dereceye gelmişti. “Anlaşıldı” dedi. “Sen ağzına yarak almamışsın bu dudakları sikelim o zaman önce.” Yanaklarımı sıkarak ağzımı açtı ve eliyle tuttuğu erkekliğini içeri doğru dayadı Biberon emer gibi biraz başını emdim. Talimatlar veriyordu bir yandan “dişlerini değdirmeden yavaşça em tamamını almayı da öğretecem sana acele etme. Evet dilini de kullan tükürükle biraz”. Önce başını aldığım siki bol bol tükürüklüyor köküne doğru yerleştirdiği sağ elim ile ileri geri sıvazlıyor

gitgide en sevdiğim dondurmayı yalar gibi tamamını yemek istiyordum. Kadınlığımı yalarken onun da aynı duyguları yaşadığını hissettim.

Tamamen dikilince erkekliği beni kendimi kaptırdığım yalama coşkusundan zorla ayırıp yatağa geçti. Sırtını yastıklara dayayıp oturdu “gel bakalım buraya” dedi. Ona doğru yürürken gözleri göğüslerime kilitlenmiş bense önünde dimdik duran hayallerimdekinden daha uzun ve kalın olan erkekliğine bakıyordum. Bu nasıl girmişti içime. Beni üzerine doğru çekti “hazır mısın hepsi girince biraz canın yanabilir” dedi. Üzerine yavaş yavaş çömelerek oturmaya başladım. Kocam ile bunu bir kere yapmış ama on saniyede boşalınca bir daha denememiştik.

Sadece başını içime almıştım araya ellerini koyarak bir anda üzerine oturmamı engelliyordu. Başı bile kadınlığımın dudaklarını germiş enişteme doyumsuz bir seyir sunuyordu. Bir iki hareketten sonra elini yavaş yavaş aşağıya indirdi ve milim milim yerleşmeye başladım. Iki eli ile kalçalarımı avuçlayıp beni kısa bir süre daha tuttu. Daha sonraları ilk kez beraber olduğu kadınları alıştırmak için buna dikkat ettiğini anlatmıştı. Erkekliğinin bir kaç santimi dışarda kalmıştı ama kadınlığımda boş yer kalmamıştı. Bel hareketleri ile içimde kıpırdarken orgazm kasılmaları gelmeye başlamıştı bile. Değil üç parmak elimi soksam bu zevki alamam diye düşünürken ellerini çekti ve tüm ağırlığımla erkekliğine yerleştim. Bu sefer çığlık atmam için bir engel yoktu ve bende rahatlıkla bağırdım. Kızlığımı kaybederken duyduğum sızıdan fazla acıya içime kazık gibi saplanmış erkeklik yüzünden kıpırdayamayarak dayanmak çok zordu. “Yavaş yavaş oturup kalk alışacaksın” diyerek kafasını doğrultu ve sol mememi emmeye yalamaya başladı. Onu dinleyip hafif hafif hareketlenince sızı azalmaya ve yerini büyük bir ıslaklık almaya başladı. Kavun memelerinin birini kavramak için iki elini birden kullanıyor uçlarını dudaklarının arasında eziyordu. Meme uçlarım dudakları arasında ıslanıyor sonra parmakları ile eziliyordu. Ben ise tempoyu kontrolum altına alarak ileri geri sağa sola kalçalarımı oynatıyor ve kadınlığımın her noktasına değen bu erkekliğin tadını çıkarıyordum. O da alttan hareketlenmeye başlayıp kendi kalçalarını ve sertçe avuçladığı kalçalarımı yukarı kaldırıyor ve köküne kadar içime girip çıktığını hissediyordum. Memelerimin ilk defa böyle hoyratça öpülmesi aldığım zevki artırıyordu.

Kendini geri atıp sol eliyle bir mememin ucunu sıkmaya diğer eliyle de önden bızırıma baskı yapmaya başlayınca kadınlığımın içimdeki erkekliği ezecek kadar daraldığını ve sonra tekrar bollaştığını hissettim. Kendimi ona doğru atarak hıçkırıklar içinde boşalmaya başladım. Kadınlığımın kasılmalardan o da hareket edemiyor benim normale dönmemi bekliyordu. Beni yavaşça misyoner pozisyonuna çevirdi bu pozisyonda ben yarı baygın gibi iki kolum iki yana açılmış yatarken bir makina hızında içime girip çıkmaya başladı. Kocam gibi yavaş yavaş değil, çılgınca bir hızda ve sert. Biryandan memelerine saldırıyor bir yandan alt dudağımı emiyor arada “mutlu oldun mu yarak nedir öğrenmekten” gibi laflar söylüyordu. Az önceki boşalmanın etkisi daha bitmeden kadınlığımda aynı kasılma dalgaları yeniden başlamış eniştemin de nefesi hırlamaya dönüşmüştü. Aklımı kaçıracağım bir zevk dalgası ile çığlık çığlığa komşuları uyandırmamak için bulduğum bir yastığı ısırarak sakinleşmeye çalışıyor kalçalarım yay gibi yukarı doğru geriliyordu. O da erkekliğini kadınlığımdan çıkarmış göbeğime sürtüyordu. Elimi erkekliğine değdirmemle sıcak dölleri göğüslerime kadar fışkırdı. Hayatımda ilk defa uçlarına değen sıcak döller hassaslaşmış göğüslerimi sanki yakıyordu. Son bir iki damla göbeğime damlarken eğilip dudaklarımdan öpüp teşekkür etti. Aslında benim ona teşekkür etmem gerekirken şaşkınlıkla gülümsedim.

Ellerimle göbeğim ve göğüslerimdeki dölleri yere damlamasın diye tutarak banyoya doğru yürüdüm. “Nereye” diye sordu “Duş alacağım sen almayacak mısın.” “Sabaha kadar buradayım daha yapacak çok işimiz var”.

En son balayında üst üste iki kere sevişmiştik kocamla. Banyoya gidip sadece vücüduma yapışan dölleri temizledim saçımı başımı biraz düzelttim. Aynada kendime çeki düzen verirken meme uçlarımın iri bir dut kadar büyümüş olduğunu ve yanlarının emilmekten kızarmış olduğunu fark ettim. Üzerime bir bornoz alıp odaya döndüm. Odada değildi. İçeriye doğru yürürken odanın kapısında belirdi. “Sizin evde alkol aramak saflıkmış,” diyerek elindeki iki meyve suyundan birini bana uzattı. Evin içinde çırılçıplak önünde yeni boşalmış yarı inik erkekliği ile dolaşması garibime gitmişti. O da banyoya gitti ben de beklerken yatağa uzanıp yaşadıklarımın şaşkınlığını üzerimden atmaya çalışıyordum. Kısa sürede sadece erkekliğini yıkamış halde geri geldi.

Çırılçıplak yatağa uzanıp bornozumun önünü açtı parmağı ile göğüs uçlarımla oynuyor erkekliği bacaklarıma sürtüyordu. Bu tür aşk oyunlarına alışkın değildim, elimi tutarak erkekliğine götürdü. “Ne kadardır bu durumda öküz herif.“ Kocamdan böyle bahsetmesi hoşuma gitmiyordu ama hayatımın en iyi sevişmelerini bana yaşattığından emin olduğundan her zamanki küstahlığını sürdürüyordu. Çekinerek “hiç farklı olmadı ki” dedim “Ulan ben de boyuna posuna bakıp adam zannetmiştim. Sana yazık. Benim gibi büyük kalça ve büyük meme hastası bir adama denk gelecektin ki sikilmekten adım atamazdın” diyerek kahkaha attı. “Güzel miyim sence” dedim. “Alınma am ablan daha güzel” bunda haklı idi hala bebek gibi bir yüzü ve ipincecik bir fiziği vardı. “Ama sen de güzel ve daha önemlisi tam sikilecek karısın bu göğüsler bu göt bu şiddetli orgazmlar ablanda olsa dünyanın en mutlu adamı olurdum.” Bir yandan da göğüs uçlarımı hafif hafif öpüyor boştaki eli kalçalarımı okşuyordu. ” Gençken sana denk gelsem, sabah akşam sikerdim”

“Benim yarağı ilkinde tamamına kadar almana şaştım, yoksa başkası da mı var kız?” “Yok” dedim panikle. “O zaman gerçekten şansızsın böyle geniş ve sırılsıklam bir amın varsa her yarak doyuramaz seni. Hissetmiyorsundur bile içine giren çükü.” “Asıl sorun içime girdiğinde erkekliğinin fazla kalamaması” dedim. Yine güldü “erkeklik ne be kızım amma nazik yetiştirmişler sizi senin herifinkine çük denir. Buna da yarak. Ama adam boşalmakta haklı benimkini kıracaksın diye korktum neydi o kasılmalar devam edemedim ben de.” Devam edemedim dediği buysa diye düşündüm en az iki kere boşaltmış ve içimi dışıma çıkarmıştı. “Ama sendeki de iyi ammış. Ablan bile bunca yıldır tamamını alırken ağlıyor sen ilkinde dibine kadar yerleştin.” Sonra telefonunu alıp bir yerleri aradı “tamam yola çıksın tırlar” kapattı bana sus işareti yaparak bir telefon daha etti. “bacanak hallettim tırları yarım saate ordalar” dedi.

Sabaha kadar benimsin diyerek dudaklarıma yapışıp öpmeye dişlerinin arasına aldığı alt dudağımı emmeye başladı. “Bana da senin gibisi lazım zaten kütür kütür sikilecek bana mısın demeyecek.” Böyle derken acıtarak kalçalarımı sıkıyor ve dili ağzımın içinde geziyordu. Bu kadar tutkulu olması beni de etkilemiş ben de ona cevap vermeye başlamıştım. Ellerimi boynuna dolamış beni daha sert öpmesi için kendime doğru çekiyordum. Iyice kalkan yarağı bacak arama baskı yapıyor bir dudaklarıma bir göğüslerime saldırarak çılgın gibi yatağın içinde beni savuruyordu. Başını iki dolgun memem arasına sokmuş her ikisine birden saldırırken bir eli ile amımı avuçluyor, ben de hayatımda ilk defa sevişirken erkeğime yol gösteriyordum. Başını memelerime daha çok bastırıyor, memelerimden göbeğime oradan amıma doğru inerken belimi yukarı kaldırarak ona yardımcı oluyordum. Benim de verdiğim tepkiler hoşuna gitmiş olacak ki amıma aç kalmışçasına saldırdı. Dilini içine sokuyor sonra koca dili tamamını yalıyor bir parmağını içimde gezdirirken göt deliğimin üzerinde dilini dolaştırıyordu. Sonra dili ile tüm amımı kaplamışken beni şaşırtan bir şey yapıp parmağını dokunulmamış göt deliğime bastırıyordu. Ön sevişme nedir öğrenmiş oluyordum.

Uzanıp bir yastığı belimin altına koyduğunda eli ile sikini kökünden kavrayarak amımın üzerine sikiyle vurmaya başladı.

Sonra gözlerimin içine bakıp “sikilmek istiyor musun” dedi “ evet” dedim. “Seyret o zaman” diyerek sadece başını batırdı. Bacak aram am sularım ve tükürükleri ile bir göle dönmüştü. “ Benim karımsın artık o pezevenge haftada birden fazla vermek yok tamam mı” dedi. “Sok artık” dedim kendime şaşırarak. Birden kökledi ve taşaklarının alttan çarptığını hissettiğimde acı ile bağırdım. Tek yaptığı üzerime daha fazla abanmak ve dudaklarıma yapışmak oldu. Tombul bacaklarımı beline doğru sardırdı ve girişi iyice rahatlayan amımı sabit bir tempoda sikmeye başladı. Temposunu bazen yavaşlatıyor bazen hızlanıyor, giriş açısını değiştirdikçe benim de inlemelerim istem dışı artıyor veya azalıyordu. Sikini sonuna kadar sokup çıkararak sikmeye başladığında kalçalarımı sıkarak belim yukarı kalkmaya başladı ve bundan hoşlandığımı anlayınca ara vermeden aynı şekilde devam etti. Aynı gece içindeki üçüncü veya dördüncü orgazmı yaşarken 40 yaşındaki adam ne istese düşünmeden yapacak duruma gelmiştim.

İçimden çıkarak “domal” dedi. “O koca götü görerek boşalmak istiyorum” dedi. “İçime boşalabilirsin yeni bitti adedim bir şey olmaz” Beni yatağın kenarına doğru domaltarak kendisi ayağa kalktı. Kalçalarımı biraz tokatlayıp kıçımı ikiye ayırarak sikini amıma batırdı. Kocamın küçük siki yüzünden bu pozisyonda sevişmek mümkün olamazdı. Önüme attığı bir eli amımı okşuyor diğer eli ile bacaklarımın hafif aralık kalmasını sağlayıp daha derinlere girmeyi çalışıyordu. Hızlandıkça alttan taşaklarının da çarpmasını hissediyordum. Bitirdin beni diyerek hırıldadı ve beni yatağın üzerine itekleyerek arkadan amıma girmeye devam etti. Bu pozisyonda üzerimdeki ağırlıktan nefes almakta zorlanıyor ve amımın girişi iyice daraldığından kalın sikini daha iyi hissediyordum. İçimde her kıpırtısını farkettiğim sikini sert bir darbe ile sonuna kadar soktu ve üzerime tamamen yığılarak ensemi ısırmaya başladı. Akan döllerin sıcaklığı ile öncekiler kadar şiddetli olmasa da son orgazmımı yaşamaya başladım. üzerimdeki erkeğin ağırlığı altında ezilen vücüdum ve göğüslerime uyguladığı baskıya içimden çıkarmadığı sikin hareketleri de eklenince nefessizlikten ölecek gibi oldum. Zorla altından kayıp nefes nefese yana kıvrıldım. İçimden döllerin am sularım ile yatağa doğru aktığını hissediyordum. O da yanımda aynı şekilde kendine gelmeye çalışıyordu.

Yarım saate yakın öylece kaldık. Sonra sol mememe bir öpücük kondurup kalktı banyoya girip çıktığında o giyinmiş haldeydi ama ben yarı uyku durumuna geçmiştim. “ saat 04:00 oldu seninki daha depoda bence etrafı temizle sonra o gelene kadar uyu” “ nereden biliyorsun depoda olduğunu” “ Araç izleme sistemi dedi elindeki tableti göstererek arabası hala Gebze’de” sonra dudağıma bir öpücük kondurup çıktı. Zeki herifin beni yazlıkta siktiği ilk günden beri planını yaptığını anlamıştım. Kocamı evden 70 km uzaklıkta bir işe gönderip atacağı her adımı da izleyebileceği bir sistemin içine sokmuştu.

May 22

İlkler hep güzeldir (5)

Bu sefer ki çok uzun oldu. sıkılırsanız anlarım 😉
Gözlerimi açtığımda saat 11 civarıydı. Uykum yoktu ama dayak yemiş gibiydim. alaçatı escort Vücudumda sızlamayan bir yer yoktu sanki. Etrafıma bakındım. Herşey gayet normal görünüyordu. Dün gece pestilimi çıkaran o 3 erkek yoktu odada. Hafif açık pencereden esen tatlı rüzgar, odanın bunaltıcı sıcağını az da olsa bastırıyordu. yatakta doğruldum. terden sırılsıklam olmuştum. etrafıma bakındım tekrar. kalkıp odadan çıktım. usulca salona geçtim. ev güzelce toparlanmış, yemek masası temizlenmiş. mutfağa geçtim. tüm bulaşıklar itina ile yıkanıp kurulanmış. tekrar salona gidip sessizce baktım boşluğa. kanepenin üzerinde bir kağıt parçasına eğri büğrü yazılmış bir not.
-günaydın. bize yaşattığın muhteşem gece için teşekkürler. sanırım seni biraz yorduk. sabah evi toplamakla uğraşma dedik. yeniden görüşmek dileği ile.
Ali: 053. … .. ..
Harun: 055. … .. ..
Yusuf: 053. … .. ..

Gülümsedim. kanepeye uzandım. gece olanları düşündüm. muhteşemdi gerçekten. artık kendimi tam bir kadın gibi görüyordum. tek sorun, sevdiğim adamın beni 3 erkeğin kollarına bırakıp gitmesi idi. o kanepede uzanırken kararımı verdim. tek kelimelik bir not yazıp masaya bıraktım. “-elveda”

duşa girip ılık suyun tadını çıkardım. sonra yatağı da güzelce topladım.alaçatı escort bayan elbiselerimi çantama koydum. sokak kapısından çıkarken eve son kez baktım. kapıyı kitleyip anahtarı kapı altından attım içeri. yolda arkadaşlarımı aradım. buluşup güzel bir gün geçirdik. sonra da bir telefoncuya gidip yeni bir hat aldım. eve yollandım. evdekilerle hoş beş sohbet edip odama geçtim.
soyunup yatağa uzandım. gözlerimi her kapattığımda 3 erkekle yaşadıklarım geliyordu aklıma. istemsizce elimi deliğime attım. ateş gibi yanıyordu. işaret ve escort alaçatı orta parmağımı emmeye başladım. iyice ıslandığından emin olunca da deliğime bastırdım. biraz zorlandıktan sonra sokabildiğim kadarını sokup git gellere başladım. diğer elimle de meme uçlarımı sıkıyor, canımı acıtırcasına çimdikliyordum. zevk alsamda böyle boşalamayacağımı biliyordum elbette. masturbasyon yapmayı bıraktım. yüzü koyun uzanıp telefonumla oynamaya başladım. bir yandan da geceyi düşünüyordum tabi. erkeklerin içinde en fırlaması Harun’du. gece boyunca yaptığı şakalar aklıma gelince gülümsedim. “naber” diye bir mesaj attım. anında geri döndü.
-iyilik. aklımdan çıkmıyorsun. aramanı bekledim sabahtan beri
-arkadaşlarla dışarıdaydım. yeni geldim eve.
-görüşelim ister misin?
-çok yorgunum. belki sonra.
-hadi lütfen!
-sonra!!

bu ısrarcı tavırlardan hoşlanmıyordum. samimi de gelmiyordu ayrıca. sonra samet aradı. sessize aldım. mesaj attı. okumadan sildim. hattımı çıkardım. yeni hattı taktım. diğerini kırdım. pikeyi üzerime çekip uyumaya başladım. gözümü açtığımda saat 2 civarıydı. terden yapış yapış olmuştum yine. mutfaktan bir bardak su alıp odama geçtim tekrar. bilgisayarı açıp messenger’ı açtım. Samet’den sayısız mesaj. şöyle bir göz gezdirdim. sana ne yaptımlar, özürler, lütfenler. engelle,sil.

cinselliği çok sevsemde, biraz ara vermenin iyi olacağına karar verdim. öyle de yaptım. yaz bitti, okullar açıldı. son senemde okulum beni staj için bir işletmeye gönderdi. işyeri sahibi Selim Bey ile oturup konuştuk. neler yapmam gerektiğini, stajer olarak nerelerden sorumlu olduğumu anlattı. iyi giyimli, tane tane ve ne konuştuğunu bilen, kalıplı, saçlarını 1 numara traş ettiren esmer 40’lı yaşlarda biri. staja ilk başladığımda çay kahve servisi yapıyor, fotokopi çekiyor, ofis boy kıvamında dolanıyordum. zaten fazlasını da beklemiyordum. stajdı neticede. boş kalan zamanlarda da, muhasebe ve alım satım işlerine bakan bayanın yanında bişeyler öğrenmeye çalışıyordum. söylemesi ayıp, biraz kafam çalışır bu işlere. stajın ikinci döneminde baya baya hesap kitap tutan bir durumdaydım. firmanın işleyişini de öğrenmiştim. bir sabah işe geldiğimde muhasebeciyle patronu tartışırken gördüm. üzerime vazife olmadığını düşünerek kulak asmadım fazla. fakat bir kaç dakika sonra patron hışımla odadan çıkıp birşey söylemeden ofisi terketti. ardından da muhasebeci. öylece kalakaldım. kendi işlerime baktım. öğleden sonra patron geldi. beni odasına çağırdı. muhasebecinin işi bıraktığını. yeni birini bulana kadar benim yardımcı olmamı istedi. okulumla görüşeceğini, ders günleri de burada çalışmamı isteyeceğini söyledi. tabi bunun karşılığı maaş da alacaktım. elbette dedim sakince. bu duyduğuna sevindi. sınav haftaları hariç sürekli gitmeye başladım. bazen akşamları da kalıyordum. akşam saat 10-11’e kadar çalıştığım oluyordu.

Nihayet 1.5 ay sonra filan işten anlayan biri başladı muhasebe bölümüne. sonunda ben de rahatlamıştım biraz. firmada bizden başka sevkiyat kısmında çalışan 4 kişi daha vardı. hepsi genç temiz çocuklardı. içlerinde Nihat isimli birisi vardı ki, gerek tip olarak gerek arkadaş olarak çok hoşuma giden birisiydi. 18 yaşında, okulu yarıda bırakmış. okumayı vakit kaybı olarak gördüğünü söyledi sonradan. yağız, temiz yüzlü bir çocuktu. öğle aralarında sürekli muhabbet ediyorduk. kızlardan filan bahsediyor, hoşlandığı kızları anlatıyordu. ben de hiç ilgim alakam olmadığı halde sallıyordum bişeyler 🙂 tam bir heteroseksüel olduğunu düşünüp bi süre sonra da Nihat’ı kafalayamayacağımı anladım ve sadece normal arkadaş gibi davranmaya başladım.

Bir cumartesi akşamı işlerimi geç de olsa toparlamıştım. arkadaşlar arayınca da biraz aceleyle çıktım. muhabbet arasında fakslamam gereken bir faturayı göndermediğimi hatırladım. pazar günü öğleye doğru işyerine doğru yola çıktım. Firma normalde pazar günleri tatildi. ama yedek anahtarım sayesinde içeri girebiliyordum. firmanın önüne geldiğimde patronun arabasını gördüm. depo kısmından girdim. üst kata çıktım. kapıyı açtığımda duyduğum sesler beni şok etmişti. kesik kesik, ahh ve ohh sesleriyle karışık inlemeler. ne yapacağımı bilemeden kalakaldım öylece. ayaklarımın ucuna basarak sesin kaynağına doğru ilerledim. patronum Selim Bey’i, Nihat’ı masasına yatırmış ve içinde gidip gelirken gördüm. nefesim kesilmişti adeta. içimden küfrettim. sürekli birilerini düşüzürken yakalıyordum. onları değil kendimi zor durumda bırakıyordum sanki. açık kapının kenarından bakmaya cesaret ettim tekrar. Selim Bey’in iri sayılabilecek siki bir piston gibi Nihat’a girip çıkıyordu. ikisi de terden sırılsıklam olmuş, kendilerinden geçmişlerdi adeta. o kadar tutkulu, o kadar şehvetli öpüşüyorlardı ki, ben şimdiye dek hiç öpüşmemişim diye düşündüm o an. Selimin dudaklarından fırsat buldukça çığlığımsı inlemeler eşliğinde aldığı zevki gösteren Nihat’ın çıkardığı gürültüyü fırsat bildim. usulca dış kapıya yönelip sessizce kapıyı açtım. dışarı çıkıp bir süre bekledim. sonra, sanki ilk kez giriyormuş gibi oldukça sesli bir şekilde kapıyı açtım ve sertçe vurarak kapattım. bu sırada patronun odasının da kapandığını duydum. hiç bişey olmamış gibi ofise geçtim. ilgili faturayı buldum ve faksladım. tam çıkarken patron kapıyı açıp seslendi. “-hayırdır?” diye sordu. faturayı filan söyledim. sakin görünmeye çalışıyordu ama göğsü körük gibi inip kalkıyordu. terden ıslanmış başı, kıpkırmızı olmuş yüzüyle beni tartıyordu sanki. ayak üstü lafladıktan sonra izin isteyip çıktım. Selim’ı da gözüme kestirdim tabi 🙂

yarım saat sonra Nihat aradı. hoşbeş muhabbet sonrası buluşalım mı canım sıkılıyor dedi. olur tabi dedim. sakin bir kafede buluştuk. sağdan soldan muhabbet ettik biraz. sigara üstüne sigara yakıyordu. “sorun mu var? çok sigara içiyorsun” diye sordum. “canım sıkkın biraz. öğlen bi mesele oldu. ona bozuğum” dedi. anlatmasını istedim, kız arkadaşımla kavga ettim deyip geçiştirdi. sen ne yaptın diye sordu. ofise gittiğimi, fatura faksladığımı, patronla karşılaştığımı söyledim. “ne işi varmış ki pazar günü orada” dedi. adam işyeri sahibi, ne isterse yapar deyip güldüm. benim rahat tavrım onu da rahatlattı. 1 saat filan oturduk. sonra kalkıp vedalaştık. ben de canı sıkılsın istemiyordum zaten.

Selim’i gözüme kestirmiştim. artık duşta kendimi okşarken, yatakta vücudumla oynarken hayalimde onun iri vücudu, sert kalçaları ve güzel penisi vardı. pazartesi sabahı kirli beyaz keten pantolonumu giydim. kalçalarımı sımsıkı saran bir pantolondu. üzerime de aynı renkte gömlek. üstten 3 düğme açtım. doğruca ofise gittim. amacım Selim’i etkilemekti elbette. yeni muhasebeci yılışık bir herifti. saçma sapan bir bıyığı, nefes aldıkça sürekli inip kalkan yağlı bir göbeği vardı. ofise girdiğimde “ooo, çok afillisin bugün, akşama iş var heralde “diye laf attı. “yok be ne işi, giyecek pantolon kalmamış mecbur bunu giydim” diyerek salladım. ama boş konuşmaya devam ediyordu. ofis içinde dolanırken arkamı her döndüğünde gözlerinin üzerimde olduğunu hissediyordum. aniden ona doğru döndüğümde bakışlarını yakalıyordum (merak etmeyin, onunla beraber olmadım 🙂

Neyse, Selim Bey saat 12 gibi ofise geldi. iş durumuyla ilgili ufak bir bilgi aldı. odasına geçti. sonra arayıp “bir nescafe yapar mısın, kendime gelemedim” dedi. hemen mutfağa gidip istediği gibi hazırladım nescafeyi. odasına girdim. masaya bıraktım. tam çıkarken birşey sormak üzere arkamı döndüm. kalçalarıma kilitlenmiş bakışlarını yakaladım. “x firması mutabakat istiyor, kontrol edelim mi yoksa mutabık yazısı yazayım mı?” diye sordum. bozuntuya vermeden getir bir kontrol edelim dedi. hemen içeriden listeyi getirdim. karşısına geçip misafir koltuğuna oturdum. kahvesini alıp o da karşıma oturdu. ben listeyi okudukça “hmm hmm” diye onaylıyordu. sehpahada duran kağıtları okurken öne doğru eğilmiş, gömleğimin açık düğmelerinden görünen tenime bakıyor mu acaba. göz ucuyla baktım. hayır gözleri önündeydi. içimden küfrediyor. acaba hiç mi ilgisini çekmiyor diye hayıflanıyordum. mutabakat kontrolü bitti. odadan çıktım.

akşam işten çıkarken patron arkamdan geldi. “atla seni de götüreyim gittiğin yere” dedi. ikiletmedim. bindim arabaya. yolda sohbet ettik. “çalışanım olsa bu kadar memnun olmazdım senden. okul sonrası da çalışmanı isterim. hem düzenli maaş alırsın. okulun bitince de devam edersin çalışmaya” diyince sevindim. gururum okşandı. “senin gibi kafası çalışan biri kolay bulunmuyor” derken elini bacağıma attı, yukarı aşağı hafif hareketlere “helal sana be” dercesine sıvazladı. elleri ateş gibiydi. yaktı dokunduğu yeri. bir süre çekmedi elini bacağımdan. hafif hafif baskı yapıyordu sanki. veya ben öyle hissettim. evin önüne varınca aracı çekti sağa. vedalaştık. eve girer girmez kendimi odama atıp çırılçıplak soyundum. yanıyordum. kalçalarımı duvara dayadım. sanki arkamda selim varmışcasına kalçalarımı duvara vuruyor bir yandan göğüslerimi sıkıyordum. bu ateşi dindirmem lazımdı. harun’u aramayı düşündüm. sonra vazgeçtim. ertesi gün noktayı koymalıydım bu işe.

sabah erkenden kalktım. içimi güzelce temizledim. duşumu aldım. çilek esanslı parfümümü bileklerime ve boynuma sıktım. buz mavisi daracık pantolonumu giydim. tiril tril bir tişört geçirdim üzerime. evden çıktım. 15 bilemedin 20 metre gitmeden bir korna çaldı dibimde. bi de baktım o. eliyle gel işareti yaptı. bindim hemen. acayip derecede heyecanlanmıştım. bir süre oradan buradan konuştuktan sonra, “çok hoş bir koku ama pek erkeklere uygun değil sanki” diyince kızardım. yutkundum. “hoşuma gidiyor kokusu, erkek veya bayanlar için olmasını umursamıyorum” diyiverdim. bir kahkaha attı, “hoşuna giden herşeyi yapmak ister misin” diye sordu tok sesiyle. “elimden gelen herşeyi” diye yanıtladım. bana baktı baştan aşağı süzdü. bileğimden tuttu hafifçe. burnuna götürüp derin bir nefes çekti. “harikaymış” dedi. neşeli bir ses tonuyla “öyle değil mi” diyerek ortamda ki elektriği düşürmeye çalıştım. artık ikimizden biri konuya girsin istiyordum. Selim’i bir başka erkekle görmüştüm zaten. ama yine de ters tepki verebilirdi. en fazla staj yanar diye aklımdan geçirdim bir an. cahilce bir cesaretle, “Sizin parfümünüz de harika kokuyor” diyip emniyet kemerimi çözdüm. boynuna doğru uzandım. dudaklarım tenine değercesine yaklaştım. derin bir nefes çektim. elimi kasığına yakın bir yerden baldırına koydum destek almak istercesine. aracı yavaşlattı. yavaşca yerime doğru otururken elini elime attı. sımsıcak aletinin üzerine koydu. gözlerimi kapatıp arkama yaslandım. aletinin olduğu bölgeyi yavaşça okşamaya başladım. parmaklarımla sikinin olduğu hattı belirleyip o cizgide elimle git gel yapmaya devam ettim. siki o kadar şişmişti ki, pantolonunu zorluyordu. aracı ani bir manevrayla ter istikamete çevirdi. gazı kökledi. “bana gidelim” dedi, “olur” diye yanıtladım. 10 dakikada evinin önündeydik. asansöre bindik, kapının kapanmasını beklemeden dudaklarına sokuldum. belimden ve boynumdan sıkıca kavrayıp öpmeye başladı. nefesim kesildi, dizlerimin bağı çözüldü adeta. dairenin bulunduğu kata geldiğimizi farketmedim bile. zorla da olsa kapıyı açıp asansörden çıktık. elimi bırakmadan dairesine geldik. yine içeri girer girmez öpüşmeye başladık. boynumu kulak memelerimi emiyor, dilinin değdiği yerleri alevler içinde bırakıyordu. ellerim kemerinin tokasını buldu, aceleyle çözdüm kemerini ve pantolonunun düğmelerini, iki yanından tutup iç çamaşırıyla birlikte yavaşça aşağı doğru çektim. açığa çıkan oldukça iri sikini ağzıma alıp delicesine emmeye başladım. kapkara, kalın damarlı bilek kalınlığında bişey. emerken kendimi kaybettim resmen. salyalarım çenemden boynuma doğru süzülüyor içime giriyordu.ağzımın içinde taş gibi olmuştu iri yarrak. koltuk altlarımdan kavrayıp ayağa kaldırdı. tişörtümü çıkardı hışımla. boynumu göğüslermi kalın dudaklarıyla emerken pantolonlarımızdan kurtulduk. çırılçıplaktık artık. bir adım geriye gittim. tepeden tırnağa süzdüm erkeğimi. yunan heykeli gibiydi. heybetli, güçlü. incecik belimden kavradı tekrar. dudaklarımı öpmeye başladı. buna öpmek denemezdi aslında. dudaklarım ağzında kayboluyordu. sımsıkı kavradı kalçalarımı. önce tek bacağını tutup beline kadar çekti. sonra diğerini. tek hamlede kucağına aldı beni. yatak odasına doğru giderken öpüşüyorduk hala. ben kucağındayken oturdu yatağa. meme uçlarını parçalarcasına dişliyordu. canım yanıyor ama tuhaf bir zevk alıyordum aynı zamanda. omuzlarını okşarken “orası çok fena moraracak” diye kikirdedim. dudaklarını göğüslerimden ayırıp gözlerime baktı, “çok tatlısın, harikasın” diyebildi nefes nefese. siki altımda bir yılan gibi hareket ediyor, başını sokacak bir yuva arıyordu sanki. kucağından süzülerek yatağa geçtim. kalçalarımı havaya dikip onu davet ettim. kalçalarımı iki ayırıp kafasını arasına gömdü. deliğimi dilliyor, iyice ıslatıp baş parmağı ile yokluyordu. parmağı girince hızlı hızlı sokup çıkarmaya, ara sıra açılan boşluğa dilini sokmaya başladı. çok zevk alıyordum böyle yapmasından. sonunda beklediğim an geldi. deliğimi son bir kez dilledikten sonra okkalı bir tükürük bıraktı. sikini sıvazlayıp deliğime bastırdı. hiç acele etmeden sadece başıyla git gel yaparak bastırıyordu. bu işi biliyordu. kim bilir altına aldığı kaçıncı kişiydim. başı içime girdiği anda önce hafif bir sızı hissettim. defalarca koca koca yarrakları yiyen ben, sanki ilk kez yarrak yiyordum. her seferinde biraz daha sokup geri çıkarıyor sonra tekrar yükleniyordu. nasıl bir yarraktı böyle. içime girdikçe sanki deliğim iki yandan ayrılıyormuş gibi hissettim. çarşafı sıkmaya başladım. son hamleyi yaptığımda içimde bir yere oturdu sanki. derin bir oh çekti. “devam et” dedim istekli bir ses tonuyla. kartal gibi kavradı belimden, siki içimdeyken kalçalarımı iyice indirdi aşağı. yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. hareketleri an be an hızlanıyordu. ritmini bulmuştu artık, oldukça sert hareketlerle girip çıkıyor, odanın içi şaklamalarla inliyordu. sadece oda değil, aldığım zevkten bende inliyor, “daha hızlı, daha sert” diye emirler veriyordum. ayaklarımı uzattım, o da üzerime uzandı. tüm ağırlığı ile sikini sokup çıkarıyordu. sırtım boynum öpücüklerinden nasibini alıyordu tabi. dakikalar sonra dizlerinin üzerinde doğruldu. dört ayak pozisyonuna getirdi beni. omuzlarımdan sıkı sıkı kavradı, daha sert ve hızlı bir şekilde beni sikmeye devam etti. “offffff boşalıcam ben” diye inleyince “ben de” diye karşılık verdi. kendimi daha fazla tutamazdım. yatağın üzerine boşalmaya başladım. zevkten kasılıyor, sikini de içimde hapsediyordum. kükrercesine ve sert bir şekilde bağırmaya başladı. omuzlarımı öyle sert sıktı ki kopartıcak sandım. son kez köküne kadar soktu. kasıkları kalçalarıma yapıştı. kilitlenmiştik sanki. tüm ağırlığı ile üzerime yığıldı. en derinlerime akan döllerini hissediyordum. ikimizde sırılsıklam olmuştuk. içimden çıkmadan yanıma devrildi. göğsümden ve belimden kavradı beni. henüz sertliğini koruyan siki hafifçe içimde gidip geliyordu. başımı cevirdim güçlükle. dudaklarımı öpmeye başladı yine. dakikalar sonra nihayet küçülmeye başlayan siki çıktı içimden. dölleri içimde kalsın istiyordum bu sefer. yüzükoyun döndüm yatakta. elini kalçama attı. iltifatlar ediyor, ne kadar şanslı bir erkek olduğundan bahsediyordu. o gün akşama kadar çıkmadık yataktan. seks yapmadık. ama seviştik, öpüştük. uzun uzun kendimizden bahsettik. hayattan, yaşanılan şeylerden. seni bırakamam artık derken, bırakılmak isteyen kim diye gülümsedim…

May 22

Genç Misafirimiz Bölüm 4

Akşam başbaşa kaldığımızda Selim’in söylediği gibi döllenmiş kilotu Dilek’e giydirmeyi denemek bile istemedim. Yaptıklarıma ve aldığım zevke rağmen karımı kıskanıyordum. Bunda kendi katkım olmasına karşın ikisine de kızgınlığım vardı. Zaten benim olmadığını hemen anlardı. Benim o kadar dölüm gelmiyordu.

Ertesi gün Dilek işe gitmiş ben daha yataktan kalmamıştım. Yatak odası kapısının açıldığını duydum. Şortuyla Selim içeriye girdi. “Ağbi sabahları çok azgın oluyorum. Beni yine boşaltsana” dedi. Bu çocuğa hayır demenin zamanı gelmişti. Çekmeceden bir kilot alıp yanıma geldi. Erkekliği şortunun içinde kalkıktı. Ayakta durup şortunu indirdi. Canavar yine ortaya çıkmıştı. Deliği bir göz gibi bana bakıyordu. O kadar yakınımdaydı ki erkeklik kokusunu duyuyordum. Elime karimin kilotunu tutuşturup

-Hadi ağbi başla, dedi. Hayatı boyunca her istediğini elde etmiş bir zengin çocuğunun güveniyle. Hayır diyemedim.

Yine gıdıklayıcı hareketlerle üstünde gezdirmeye başladım kilotu. Bir seremoni gibi yapıyordum. Bir elimle kavrayıverdim onu yine. Kilotlu elimle de taşaklarını avucladım. Bir yandan onları okşarken, yarağını sıvazlamaya başladım. Şlap diye tükürüğünü akıttı yarağının üstüne. Başımı kaldırıp baktım “Sıvazla ağbi. Sıvazla “ dedi. Dediğini yaptım. İleri geri sıvazlarken hafif hafif de kıvırıyordum diğer yönde. “Dilek ablamın amını anlatsana bana. Şekli Nasıl? Traşlı mı?”

-Dudaklı, dedim. Dar… mersin escort Tahrik oldukça çok güzel şişiyor kızarıyor. Çok güzel… Tamamiyle tıraşlı… Hiç kıl yok. Kaymak gibi.

-Oh Ağbi delirteceksin beni.

Ben de azıyordum yine.
-Tam senin yarağına layık Selim. Sımsıkı sarar senin bu canavar yarağını. Sonuna kadar sok. Gir içine taşaklarına kadar sok.

Çok zevk aldığı inlemelerinden belliydi. escort mersin Elimde gittikçe daha sertleşti. Bir kaç dakika sonra fışkırmaya başladı. Yüzüme doğru geliyordu. Başımı Refleksle çektim. Yastığın üstünde birikmeye başladı dölleri. Yine çok çok geldi. “Ohhhhh!” diye soludu. Eğilip şortunu giydi. “Çok iyiydin ağbi. Ablamı sikmiş gibi hissettim valla.” dedi. Arkasını dönüp çıktı gitti. Ellerim ve yastık döl içinde kala kaldım orada. İçimden piç kurusuna küfürler edip kalktım. Ellerimi yıkadım. Yastığı değiştirdim. Hiç bir şey olmamış gibi bir kahve yapıp çalışma masama gittim. Günün işlerine başladım. Telefonlar, e-mailler, hesaplar. Kafamı biraz olsun Başka tarafa çekti.

Öğleden sonra Sibel geldi.mersin escort bayan
Garip bir durumdu. Kızın onları dikizlediğimi bilmesinden çok utandım. O da bana Tarık ağbi derdi. Çok rahattı. “Tarık ağbi bizi seyredecek mi?” diye sordu Selim’e. “ Sen nasıl istersen” dedi Selim. “Heyecanlı olur. Seyretsin. Ama ellemece yok tamam mı Tarık ağbi?” Gülümsedi. Arkadaşımın kızı bana neler diyordu. “Tamam Sibel“ dedim utancımı gülümsemeyle gizleyerek .

Bir birlerine sarılıp arkaya doğru yürüdüler. Ben de onları takip ettim. Bana “sen Koltuğa otur ağbi“ deyip yiyişmeye başladılar. Ayakta soydular bir birlerini. Sibel’in çıplak vücuduna ağzımın suları akarak bakıyordum. Onu elleyip okşamayı o kadar çok isterdim ki. Selim’in güçlü elleri onun sırtını okşayıp, pürüzsüz kalçalarını mıncıklarken içim geçiyordu. Sibel’in minik dolgun dudaklarını ne güzel emiyordu. Ne şanslıydı piç kurusu. Uzun uzun ayakta seviştiler. Ardından Selim onu kanepeye uzattı. Bacaklarının arasına başını sokup amını emip yalamaya başladı. Sibel defalarca “Selimmmmmm! Seliiiiiiiiiiiiiiiim!” diye haykırarak geldi gözlerimin önünde. Hep gelirken yüzü nasıl görünür diye merak ederdim. İste görmüştüm. Çok güzel ve çok masumdu yüzü.

Selim, o gelir gelmez yüzü koyun çevirdi Sibel’i. Sokacak mı acaba diye merak ederken, poposunun biraz altına oturup dizlerini iki yanına dayadı Sibel’in. Kalçasının arasına gibi tükürdü. Yarağını araya sokup iki yandan elleriyle içeriye doğru sıkıştırdı. Sandviç yapmıştı yarağını. Gidip gelmeye başladı. Yarağı büyük olduğu icin başı sık sık dışarda görünüyordu. Çok zevk aldığı belliydi bu taş gibi kalçaların arasına sürtmekten. 5-10 dakika sonra inleyip boşalmaya başladı. İlk fışkıran döller Sibel’in saçına geldi. Sonra sırtına. Sonra da beline. Sabah ben 31 çektirdiğimde görmemiş olsaydım normal gelebilirdi ama hala bu kadar döl fışkırtabilmesi bende başka bir kıskançlık yarattı. Ben de kendiminkini çıkartmış sessizce 31 çekiyordum. Bu manzara karşısında dayanamadım. Sesimi çıkartmadan avcuma boşaldım. Onlar sarmaş dolaş uzandılar bir süre. Sesimi çıkartmadan bekledim öylece rahatsız etmemek için onları. Bir daha ki seferi garantiye almak istiyordum. 

Akşam Karım geldiğinde hiç bir şey olmamış gibi üçümüz yemek yedik . Sibel evine gitmişti. Yatakta Karim benimle yine Selim’i düşünerek sevişmek istedi ama kaldıracak halim yoktu. Ona giremedim, Sadece ağzımla getirdim. Günde ikinci defa “ Seliiiiim” diyerek boşalan bir kadını duymak garip geldi. Ertesi gün benim ofis günümdü erkenden çıktım. Evden çıkınca sanki eski normal hayatım hiç değişmemiş gibi hissettim. Ofisteki ben her zamanki bendim. Hafta sonu da sakin olaysız geçti. 

Pazartesi sabahı dilek gider gitmez, daha ben yataktayken odanın kapısı yine açıldı. Gelen Selim’di. Uyuyup uyumadığıma bile bakmadan “Ağbi yine çok azgın kalktım” deyip çekmecede yeni bir kilot çıkardı. Bu defaki karımın pembe ipek kilotlarından biriydi. Yanıma gelip bana uzattı.

-Ağbi Senden başka bir şey isteyeceğim bugün. Bunu giyip yüzü koyun yatsana n’olur. Dilek ablayı hayal edip Sibel’e yaptığım gibi sürtünüp boşalmak istiyorum.

-Deli misin Selim. Hiç olur mu öyle şey?

-Ağbi çok azdım valla.

-Olmaz oğlum. Her şeyin bir sınırı var.

-Ağbi, ne güzel anlaşıyorduk yaaa. Bak dün ne güzel seyrettin. Hoşuna gitmedi mi? Şimdi kızın açısından yaşıyacaksın olayı. Bir dahaki sefere daha çok zevk alırsın seyrederken. Sibel’i yine seyretmen için ikna etmemi istersin değil mi?

Çocuk bunları söylerken bir yandan da şortumu indirmeye çalışıyordu. O kadar israrlıydıki karşı koyamadım. Şortumu ayaklarımdan çekip çıkartıverdi. Sonra aynı kararlılıkla karımın kilodunu tek tek ayaklarıma soktu. Direnmeme rağmen belime kadar çekmesi sadece birkaç saniye sürdü.

-Hadi ağbicim dön arkanı. Yüzüstü yat.

Bir yandan da beni tutup çevirmeye çalışıyordu. Karşı koymak çok zordu. Kendimi yüzükoyun yatarken buldum. Üstümde zorla giydirilmekten çarpık çurpuk duran kilotu düzelttim. Sanki ona güzel gözükmem gerekliymiş gibi.

-Ağbi ne güzel parlaksın sen yaaaa” dedi gülerek. Kılsız parlak bir vücudum vardı. Ama ilk defa birinden iltifat olarak duyuyordum bunu.

Kıpırdamadan öylece durdum. Hiçbir şey söylemiyordum. Selim de şortunu çıkartıp ayni Sibel’e yaptığı gibi üstüme çıktı. Kilotu biraz kenara çekti. Öteki eliyle bolca tükürük sıvaştırdı orama. O kocaman yarağını kalçalarımın arasına sıkıştırdı. Çok garip bir duyguydu bu. Ata biner gibi üstümdeydi. Yarağını i̇leri geri oynatmaya başladı. Hiç beklemediğim şekilde hoşuma gittiğini hissettim. Kalçalarımın içinin bu kadar hassas olacağını ummazdım. Hele deliğime sürtmesi bana utanç verici bir haz verdi. İçim ürperiyordu. Sikim uyanıyordu. Neyseki Selim göremezdi. Kulağıma Selim’in hayalindeki karıma söylediği sözler geliyordu.

-Oh Dilek abla! Dilek abla. Harika kalçaların var. Beni deli ediyorsun.

Kalçalarımı i̇ki yandan sıkıca kavramış kalın yarağını çok güzel kaydırıyordu arkamda. Yarağının bütün detaylarını hissediyordum. Gittikçe şişiriyor ve sertleşiyordu. Kalçalarımı sıkıştıran parmakları artık canımı yakıyordu. Soluması daha arttı. Gelecekti artık. Birazdan Sibel’e olduğu gibi benimde üstüme fışkırtmaya başladı ilk fışkıran döl enseme geldi. Bir yandan da karımı nasıl sikeceğini haykırıyordu.

-Oh! Ablam! Harikasın. Kalçalarına vura vura koyacağım sana!

Bittiğinde bütün sırtım sırılsıklam olmuştu. Yarağını geri çekerken, kalanlar da kalçalarımın arasını vıcık vıcık yaptı. “Ohhh” deyip kendini yatağın üstüne attı nefes nefese.

-Iyiydi ağbi ya. Kusura bakma üstünü başını rezil ettim ama emin ol deydi.

Hiç cevap vermedim. Çok fazla kalmadı yatakta. Kalkıp gitti. Ben bir süre öylece yattım. Nasıl temizleneceğimi düşünüp, Selim’in bana yaptıklarını düşünmemeye çalışıyordum. Ama aldığım zevkten de utanıyordum. Kalktım. Banyoya doğru yürüdüm. Her adımda kalçalarımın arasındaki kayganlı farkediyordum. Sırtımdan da aşağıya doğru süzülüyordu dölleri. Halıyı mahvetmek için dikkatle yürüyordum. Karımın döllenmiş kilotunu çıkartmadan duşun altına girdim. Kalçalarımın arasını temizlerken ellerime bulaşan Selim’in dölünü gayri ihtiyari dudaklarıma götürdüm. Biraz tereddüt ettikten sonra dilimin ucuyla tadına baktım. Acı geldi tadı. Ama yine de hepsini emmeden edemedim. Ağzımın içinde dolaştırdım. Yutup yutmamayı düşündüm. Karşı koyulamaz bir duygu geldi. Ve yuttum. Neler oluyor bana. Bundan sonra ne yapacaktım. Hiçbirini bilemiyorum. Bu Duygular içinde yıkanıp çıktım.

O gün kafam çok karışıktı. Kafamı işle dağıtmaya çalıştım. Neyseki yoğun bir gündü. Ne zamandan beri sonuçlanmasını beklediğimiz büyük bir işi bitirdik. Onun verdiği başarı duygusu kendimi toplamama yardım etti. Akşam Dilek’le de bir şampanya açarak kutladık.

Sabah karımın gitmesinden on dakika sonra Selim yine geldi.

-Hadi ağbi yine yapalım.

İçimden yapma, bu çocuğa biraz haddini bildir diye bir ses geldi ama tam tersine bu defa ben kendim soyunup Selim’in verdiği kilotu giydim. Kendi kendime yüzükoyun yattım. Selim yine üstüme çıkıp, karımı hayal edip kalçalarımın arasına boşaldı. İşini halledip giderken bana,

-Ağbi bundan sonra vakit kaybetmemize gerek yok. Dilek abla gidince sen hemen kilotlarından birini giyip yüzükoyun yat beni öyle bekle. Geldiğimde sanki gerçekten oymuş gibi olsun.

Piç kurusuna sinir oluyordum ama karşı koyamıyordum. Sessizce “Olur” dedim.

Öğleden sonra Sibel geldi. Selim beni çağırdı. Sabahtan azmıştım fena halde. Onlar sevişirlerken kendimden geçerek 31 çektim. 

Sonra ki sabah, dediği gibi Karım gider gitmez kilotlarından birini giyip yüzükoyun yattım Selim’i beklemeye başladım. İçeri girer girmez gördüğü manzaradan hoşlandığını belli etti.

-Offf! Harika. Ağbi tam istediğim gibi işte.

Makyaj masasına gidip Dilek’in parfümlerinden birini aldı ve üstüme sıktı. Her zamanki gibi beni tükürükleyip kalçalarımın arasında gidip gelmeye başladı. Bu defa uzun süre yapmasına rağmen hala gelmiyordu. Ben de gittikçe daha çok tahrik oluyorum. Deliğimin ürperdiğini hissediyordum. Kalçalarımı ona doğru kaldırıp indirdiğimi farkettim. Selim çok azmıştı. Karımın amını sikeceğini haykırıyordu. Kalçalarımı sıkıştırmayı bırakıp tokatlamaya başladı. İki yanlı 4-5 tokattan sonra yarağını geri çekti. İleri kayması gelirken bir gecikme oldu. Şlap diye tükürdüğünü hissettim yarığımda. Ardından hissettiğim şey dayanılmaz bir acıydı. O koca yarağını daracık göt delğime sokuvermişti. Beynimde şimşekler çaktı. Kaçmaya çalıştım. Üstüme uzanıp beni kıskıvrak tuttu. İkinci darbede Yarağını tamamını soktu içime. acıdan kıvranıyordum.

-ÇIKART SELİM! ÇIKART! N’APIYORSUN. ÇOK ACIYOR. ÖLDÜRECEKMISIN BENİ? ÇOK ACIYORRRRRRR!

Bu defa o bir şey söylemiyordu. Kulağımın dibinde hayvan gibi sesler çıkartıp beni sikiyordu. Bir kaç dakika aldı içime boşalması. Acıya rağmen sikimin inmediğini hatta daha sertleştiği farkettim. Üstüme yığıldı.

Birazdan yana atti kendini. Bir süre hiç konuşmadık. Sessizliği ben bozdum. Bozuk bir sesle,

-Neden yaptın bunu, Selim? 

-Çok azmıştım ağbi. Bi delik lazımdı. Sırf sürterek yapmaya dayanamıyor artık. Sibel’e de yazıkti bunu yapmak. Aslında isteyerek yapmadım. Ama o kadar azdim ki. Orada bir delik varken girmemek aptallık gibi geldi.

-Selim çok acıdı. Hala acıyor. Onun ötesinde bana ne yaptığının farkındamısın.

Gülmeye başladı.

-Haklısın ağbi ya. Götünü siktim senin. 

Çok bozulmuştum.

-Selim gülünecek bir şey olduğunu sanmıyorum ben. 

-Haklısın ağbi ama bi de benim açımdan bak. “Tarik ağbimin” götünü siktim. Çocukken beni azarlar, itip kakardınız yaramazlık yaptığımda. Şimdi şu haline bak. Barsaklarında dölüm, sikilmiş halde yanimda yatıyorsun.

Kızgınlığımdan ne yapacagımı bilemiyordum. Ağzımı açsam ağlayacak gibi hissediyordum. Yine de ona bir ders verici ağır bir şey söyleyecektim.

-Bak Selim… 

Diye tam ağzımı açmıştım ki o kadar pompalanmaktan içimde biriken hava osuruk sesiyle çıktı. Bunun üstüne Selim’e haddini bildirecek ne söyleyebilirdim ki. Daha fazla Gülmeye başladı.

-Ağbi iyi pompalamışım seni ha!

Kıçıma bi şaplak attı. reflexle kendimi sıkınca bir osuruk sesi daha çıktı. Bu defaki daha azdı. Gülerek,

-Iyiydin Ağbi. Ne yalan söyliyeyim. Tekrar sikmek için can atıyorum seni.

-Hadi git artık Selim. Çık git. Yaptın yapacağını.

-Tamam Ağbicim. Yarin sabah ayni şekilde bekle beni. Tamam mı?

-Siktir git Selim. Diyebildim sinirden titreyen sesimle. Odadan çıkarken hala gülüyordu.

O gün iş yapacak durumda değildim. Çıktım sokaklarda boş boş dolaştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bu kararsızlık sabah uyanıncaya kadar sürdü. Büyülenmiş gibi kalktım. Karımın bir kilotunu seçip giydim. Karımın parfümünü sıktım üstüme. Yüzükoyun yatıp Selim’i beklemeye başladım. Sanki başka türlü davranamayacağımdan yüzde yüz eminmiş gibi geldi. Beni o şekilde sikti ve gitti. Hiç konuşmadık.

Ondan sonraki günlerde de bu bir rutin oldu. Onun sabah azgınlığının çaresiydim. Bazı öğleden sonraları Sibel gelince de beni çağırıyordu.

Salı akşamı, evde ertesi gün ofise gideceğimi Selim’in de duyacağı şekilde söz konusu ettim ki hatırlasın gelmesin diye.

Perşembe sabahı uyanıp heyecanla kilotu giydim yine parfüm sürünüp yüzükoyun yattım. 15 dakika geçmiş Selim gelmemişti. 20 dakika. 30 dakika. Hala yok. Ben öyle yüzükoyun onu bekliyorum piç kurusu gelsin de beni sikip rahatlasın diye. 45 dakika sonra hayal kırıklığı içinde gelmeyeceğini anladım. Açıkcası Selim’e vermeye çok alışmıştım. Beni istemesi, sikmesi bağımlılık yapmıştı. Üstüme bir şey giyip onun bölümüne doğru yürüdüm. Kapısı kilitliydi. İyice bozuk bir halde döndüm.

Devamı var.

May 21

ihanet sarmalı-2

Çüksüz Özcan, dört yıl boyunca siktiğim bal gözlü Esra ve ben öylece birbirimize bakıp duruyorduk. Gerginlik bütünü ile bedenlerimize sinmiş geçmişin görüntüleri yaşanılan anılar kafamızın içinde bir balyoz gibi dolaşıyordu.
– Tayinim…
Sözümü bitirmeden Esra arkasını dönüp gitti, Özcan ile vahşi birer kurt gibi birbirimize bakıyorduk. Ona hafifçe sırıttım ve Esra’nın yürürken oynayan götüne baktım.
Bu tuhaf gün bittiğinde yatağıma uzanmış ve Esra’nın oynayan götünü ilk siktiğim güne geri dönmüştüm. Kabaran erkekliğim baksırımın içinde sağa sola dönüyordu.
Özcan bu gün bir arkadaşa gitsene
Neden lan, yine Esra’ya mı bineceksin
Doğru konuş lan yengen o senin
Tamam tamam
Esra’ya bindiğimi bildiğin halde neden onunla evlendin lan gavat diye söverek o günü düşündüm. Beyaz tenli kavun memeli bal gözlü Esra’mın pembe minik göt deliğini ağlata ağlata açtığım güne. Esra ile iyice alışmıştık birbirimize o kırılganlığı gitmiş nasıl olsa evleneceğiz diye salmıştı kendini
Domaltmış koca sikimi onun sulu ıslak ve ateş gibi yanan amına sokup çekiyordum, önümde keşkül gibi titreyen kalçalarına ara sıra şaplak atıyor sertçe girdiğim de “Ayyyyy” diye inleyişini seviyordum ara sıra köpekleme pozisyonuna getirip ensesini omuzlarını öpüyor sonra içine kanırtıp “aşkkııım yavaş” dedirtiyordum ellerimle götünü ayırdığımda minik göt deliği ilgimi çekmişti. Ritmik bir şekilde amının içinde sikimi dolaştırırken göt deliğine hafifçe dokundum, parmağımla onun çizgileri etrafında dolaştım ve Esra çıldırmaya başlamıştı soluk alış verişi değişmiş dizleri titremeye başlamıştı. İçinden çıkıp götünü iki yana ayırıp pembe minik deliğini emmeye başladığım da tirtir titriyordu kafasını yere gömüyor şaha kalkmış bir at gibi davranıyordu. Benim bal gözlüm götünden zevk alıyordu emdim yaladım ve parmaklamaya başladım parmak ucum götünün deliğine girince “oohhhhh müthişşş” diye inlemeye başladı ani bir hareketle doğrulduğumda bal gözlüm korku ile arkasına dönüp bana bakmıştı sikimi tükürükle kayganlaştırdığımı görünce “aşkım hazır değilim..” dediğinde sikimi çoktan onun pembe göt deliğine edirne escort dayamış ağır ağır yüklenmeye başlamıştım “aşkıım korkuyorum” demesine aldırmadan kafasını içine sokmuştum bile “yavaş ne olur bekle” bir santim daha “offff acıyor” bir santim daha “ne olur anne kalınnnnnhıııır” bir santim daha “bitmedi mi götüm yanıyooor” bir santim daha “ooofff yırttın llaaaan orospu çocuğu” yavaşça girip çıkmaya başladığımda esramın gözlerinden bir damla yaş süzülüyordu yanağına dişlerini sıkıyor ve çarşafı resmen yırtıyor bir taraftan da böğürüyordu..
Telefonum çalıyordu, hay aksi..bilinmeyen numara “alooo” Özcan değil mi bu
– Merhaba
– Özcan
– Evet benim
– …
– Konuşmamız gerektiğini düşündüm
– Seni dinliyorum
– Bak geçmişte yaşanılan şeyler biliyorum evet bu rastlantı
– Geçmiş dediğin
– Bunun bir önemi yok şuan, evet Esra’yı seviyorum ama bu gerginliğe de gerek yok biz mutluyuz
– Bana ne bundan
– Esra’nın peşinde dolaşma diye
– Neden dolaşayım dört sene
– Sus tamam bak her şey..
– Her şey geçmişte kaldı öylemi bununla mı avutuyorsun kendini karını edirne escort bayan iki deliğinden de ben bozdum sen diğer odada dinledin lan Esra’yı siktiğimi
– Bak…
– Bak öyle mi hahaha oğlum ne çeşit bir gavatsın lan sen dört sene siktim o orospuyu amını götünü..
– Dıt dıt dıt

Ertesi sabah okula gittiğim de Özcan ile karşılatık tam yumruğumu sıkmıştım ki Günaydın diyerek yanımdan uzaklaştı Öğretmenler odasında esra ile göz göze geldiğimiz de bana gülümsedi içimi parçalayan şeydi bu, benim bal gözlüm..ne önemi var sikilecek onca am! Hemen öğretmenleri şöyle bir süzdüm..
Seda, 24 yaşında, 165 boy, zayıf, minik memeli, kızıl saçlı.
Hicran, 40 yaşlarında 170 boy, balıketli, iri memeli, esmer
Öğleye doğru bahçede çayımı almış sigaramı yakmıştım ki escort bayan edirne mavi elbisesi ile bana yaklaşan kadını gördüm
Aylin, 31 yaşında, 177 boy, at gibi, portakal memeli, at gibi! Buğday tenli, at gibi.
– Merhaba
– Merhaba
– Hayırlı olsun ben Aylin
– Memnun oldum ben de Oğuz

Aylin ile gece yarısına kadar mesajlaşmıştık, onunla yazışırken uyumuş kalmıştım. Telefonum çalıyordu. Alo…
İnleme sesleri geliyordu, Esra’nın sesiydi bu! Şerefsiz Özcan çüksüz Özcan bana Esra ile sevişmelerini dinletiyordu nasılda özlemişim onun inlemelerini alnının terlemesini “bu amı ilk ona vermiştin değil mi” “evet, oğuz sikti bu amı” ne oluyordu lan böyle “nasıl sikti seni” “ohhh sevgilim kanırta kanırta bir hayvan gibi becerdi karını” çüksüz ibne! “onun açtığı mı sikiyorsun aşkım” aşkım ha orospu Esra seni orospu..sinirden deliye dönmüştüm. Telefon kapandı beş dakika sonra bir sms geldi gülen surat. Cevap verdim “O minik sikinle asla onu benim gibi bağırtamayacaksın gavat”

May 14

KÜÇÜK KASABANIN KAHPESİ. 4

Kocam sarhoş sızmışken, yanıbaşında seviştiğimiz o geceden sonra her zaman bir pundunu bulduk. Her fırsatta seviştik, koklaştık. Ondan ayrılmak ölüm gibi geliyordu bana… Her an, her saniye onunla olmak istiyordum. Bir yandan da etrafa karşı dikkat etmeye çalışıyorduk. Cafer kocamla samimi, can arkadaş olarak her geldiğinde ilgileniyor, kahveye çıkıyorlar, içki içiyorlar, geziyorlardı.

Kocamın kahvehane, okey oynama hastalığı bize iyi geliyordu. Gündüz vakti, bursa escort sabahtan okeye oturan kocamı ekiyor, bizim eve damlıyordu hemen… Zaten çocuklar okulda, ben evde yalnızım, birbirimize dalıyorduk. Pencereden duyulan mahalledeki çocukların sesleri, komşuların çığrışları arasında tatlı tatlı sevişiyorduk Cafer’le…

Duruma göre, bazen acele, ayak üstü, kapı arkasında ayakta sikiyordu beni, eteğimi kaldırıp… Bazen vaktimiz olunca yatakta ağzımızın tadıyla sevişiyorduk. Dünyanın en mutlu insanıydım o günlerde…

Sonunda olan oldu… Bir gün öğlen bursa merkez escort vakti mutfakta ayak üstü sevişiyorduk. Mutfak bankosuna dayamıştı beni, evyenin bataryasına tutunup güç almaya çalışıyordum… Eteğimi belime sıvamış, külodumu aşağı çekmiş, fermuarını indirdiği pantolonundan çıkardığı muhteşemiyle arkamdan giriyordu.

Amımı geren sikinin verdiği zevkin yanında baş parmağını da kremleyip arka deliğime sokmuş, evire çevire arkamdan da zevk veriyordu bana… Dişlerimin arasından inleye inleye sikiliyordum, o zevke dayanmaya çalışıyordum. Dizlerim titriyordu zevkten, tutunmasam düşebilirdim.

“Oh allahım… Bu nasıl zevk? Oohhhh… Cafer… Caferim… Bitiriyorsun beni… Erkeğim benim… Aşkımm…”

Üstüme eğilmiş, bıyıklarını sırtımda gezdiriyordu bir yandan… Her yerime ayrı dokunuyordu piç… Keman yayı gibi titretiyordu her yerimi… Baş parmağını kökledi arka deliğime… Kıvrandım…

“Nasıl Güllüm? Hangisi daha zevkli? Yarrağım mı, parmağım mı? Ohhh… Götünün büzüğü açılıp kapanıyo oynadıkça yavrum benim… Zevk alıyosun değil mi? Hadi söyle…”

“Iıhh… Yarağın öyle zevk veriyo ki aşkım… Öldürüyorsun beni… Ama parmağın da başka sanki… Ohhh… Okşa canım… Büzüğümü okşa… Harikasın… Erkeğim benim… Immmm….”

“Kadınım… Götünün deliğini de alıştırıcam sikilmeye… Az kaldı. Ohhh… Bu güzel götüne yarrağımı sokucam aşkım… Hayalim gerçek olucak…”

“Daha değil kocam… Daha değil… Çok büyük sikin var bi tanem… Dayanamam…bursa ucuz escort Yırtarsın beni aşkım… Sonra… Belki… Hadi, az kaldı erkeğim… Bitir beni… Hasan gelmeden bitir, boşalt beni…”

“Daha gelmez senin kocan… Kahvede parasına oynuyorlar şimdi… Ben buraya gelirken epey kaybetmişti, tekrar kazanayım diye akşama kadar kalkmaz masadan… Sen zevkine bak Güllüm…”

“Oohhh… Bakıyorum zaten… Zevkime bakıyorum erkeğim… Ohhh…. Çok zevk veriyor sikin aşkım… Yarrağın zevk veriyo… Ohhhh… Geliyorumm… Geliyorum kocammm… Hızlı… Daha hızlı… Pompala beni Caferimm… Sik beni… Aaahhhh…”

Elini uzatmış, ağzımı kapatmaya çalışıyordu. Bense ölmek üzereydim. Sikinin ucunda sara krizi geçiriyordum sanki… Kürek gibi elleriyle kalçalarımı tutmuş, hoyratça vurduruyordu amıma… Kalçalarım onun kasıklarında eziliyordu. Ben bitmek üzereyken o da boşaldı. Koca sikini sokup çıkardıkça menileri içimden fışkırıyor, bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu.

Çelik kapıda dönen anahtar sesini o zaman duydum işte… Anahtar… Evden biri… Kim? Kocam mı? Zili çalar o öküz, anahtar çıkarmaz, benim gidip açmamı bekler. Bir yandan refleksle düzelmeye çalışıyorum.

Külodum ayak bileğimde, sıyrılmış, kalmış. Eğilip külodumu toplayayım derken Cafer’in kazması burnuma çarptı. Yarı sert, yeni boşalmış ama, hala bilek gibi… Kızdım o telaşla…

“Sok şunu içeriye aptal… Acele et… Hadi…”

Bu arada beynim harıl harıl çalışıyordu o anda, bilgisayar gibi… Sorular, cevaplar, tezler, antitezler… Başka? Çocuklar? Annem? Ben işteyken bazen eve gelir, çocuklara bakar, yemek yapar. Kim bu?

“Anneee…” Oğlum bu… Büyük oğlum… On yaşında… Eyvah… Ayak sesleri mutfağa yaklaşırken külodumu yukarıya çekebildim. Eteğimi indirip düzeltmeye çalıştım. Cafer’e elimle yemek masasını işaret ettim, hala kalkık sikini zaptetmeye, pantolondan içeriye sokmaya çalışıyordu.

“Masanın arkasına geç hemen…” diye hırladım. “Sakla şunu, masanın altına sakla, görmesin çocuk…” Bluzun yakasını düzeltmeye çalışırken cevap verdim oğlana,

“Burdayım… Mutfakta…” Belimi mutfak bankosuna dayayıp kapıya baktığımda oğlan içeriye giriyordu. “Bu saatte evde ne işin var senin oğlum? Hayrola?”

“Hasta oldum anne, öğretmen eve gönderdi.” dedi oğlum. Bir bana bakıyordu, bir masada oturan Cafer’e… Yadırgamıştı. Eve geliyor, evde komşu da olsa, yabancı bir amca… Bir de annesi… Baba evde yok…

“Hoş geldin Cafer amca…” derken sesinde bir kıskançlık, bir erkeklik havası vardı, hissetmiştim.

“Hoşbulduk yeğenim. Geçmiş olsun, grip mi oldun sen bakayım?”

“Hı… Ateşim var, ayakta duramıyorum.” dedi oğlan ama yüzümüze bakmıyor. Yanına gittim, sarıldım, çocuğun ateşine bakarken Cafer’le bakıştık. O da telaşlıydı benim gibi… Bir şey söylemek lazım. Evdeki erkeği normal göstermem lazım.

“Ay, baya ateşin var senin oğlum. Sana ıhlamur, nane limon kaynatayım ben. A, baban da Cafer amcanla pazardan limon falan göndermiş ne güzel… Cafer abi, versene o getirdiğin limonlardan, oğluma kaynatıvereyim hemen…” Gözlerimi devirerek limonun yerini işaret ettim versin diye, elimi sallayıp gitmesi gerektiğini anlattım. Limonu verip bir şeyler uydurdu, sonra da kaçtı.

O günü öylece atlattık. Ama günlerce korku içinde, üçbuçuk ata ata yaşadım. Olur da oğlan ağzından kaçırır mı babasına? Adam sormaz mı, ne işi vardı bu adamın bizim evde ben yokken? Çocuk inandı da, kocam yemez ki bu yalanı… Bir süre görüşmedik. Telefon üstüne telefon… Sokakta işaret etmeler, pazarda göz devirmeler… Yüz vermedim korkudan… Ödüm patlıyor.

Ama ahhh… Şu kör nefis yok mu… Özledim bana yaşattığı zevkleri… Ölüyorum hasretimden… Adama yüz vermiyorum ama, aslında ben ondan fazla istiyorum altına yatmayı… Onu içime almayı… Bana yaşattığı çılgın zevklerden tatmayı…

Aksi gibi sezon bittiğinden kocam da pek dışarıya gitmiyor. İzin vermişler, evde pinekliyor. Arada beni görünce azıyor, bamyasını batırıp çıkarıyor şöyle bir, sonra kahveye… Orada da Cafer’e takılıyor, kankasına… Bırakmıyor adamı, hep beraberler…

Bir yandan korkuyorum, kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum, bir yandan da içten içe, kaçıp gelsin, beni bir sikiversin ayak üstü, sike doyuruversin diye deli oluyorum…

Bir sabah kocam kahveye diye çıktı, beş dakika sonra kapı çalındı. Ben de küçük oğlanın karnını doyuruyorum, okula yollamak üzereyim. Açtım kapıyı, Cafer karşımda…

“İstemiyorum dedim sana… Zaten küçük evde, git şimdi… ” diyerek kapıyı kapatmak istedim, ayağını koyup engel oldu. İki yana bakınıyordu, biri görmesin diye, ben de aynı korku içindeyim zaten…

“Al beni içeriye, kapı önünde bekletme allahsız karı… Öldüm ulan sensiz… Uydur bi şeyler çocuğa… Bak, kahvaltılık falan aldım. Yeriz beraber…”

Çaresiz içeriye aldım. Çocuğa babası kahvaltılık göndermiş diyerek getirdiği gevreklerden verdim, sevindi. Cafer de oturdu yanına, beraber kahvaltı yaptılar. Gözü hep bende herifin… Üstüme atlayacak nerdeyse… Ben oturup kalktıkça her yerime ayrı bakıyor. Anlaşılan çok özlemiş beni…

Ben de yataktan yeni kalkmışım. Sabahlık giymeye üşenmişim. Üstümde incecik, kırmızı bir gecelik var. Ev hali, memelerimin ucuna yakın açık göğsü, fırfırlı eteği kalçalarımın az altında… Sütyen yok içimde, meme uçlarım zaten koyu renk belli oluyor, bir de adam sikecek gibi baktıkça kabarmazlar mı? Tam tecavüzlük…

Hoşuma da gidiyor bakması, sanki altına yatırıp sikiyormuş gibi zevk alıyorum her bir yanıma baktıkça… Daha beter gösteriyorum inadına… Çay koyuyorum, eğilip memelerimi açıyorum gözlerinin önüne… Buzdolabından peynir, reçel çıkarıcam, iyice bir domalıyorum, dantel külodumun rengini, içindeki yuvarlakları gösteriyorum. O da ben de kızışmış durumdayız. Zavallı oğlumun hiç bir şeyden haberi yok, kahvaltısını yapıyor neşeyle…

Neyse, kahvaltı bitti, oğlana okul çantasını verip kapıdan uğurladım. Daha daire kapısını kapatamadan beni kapıya yasladı. Haşin tavırlarla sarıldı sımsıkı, dudaklarıma yumuldu. Adeta yiyor beni…Bastıra bastıra kapıya… Elleri her yanımda dolaşıyor, memelerimde, eteğimin altında…

“Bırak beni…” dedim en sonunda dudaklarımı kurtarıp… Nefes almaya çalışıyordum. “Görüşmeyelim artık… Çocuklar yumurtlayacak, komşular görecek, meydana çıkacak seviştiğimiz, rezil olucaz… Bırak… İstemiyorum… Ayrılalım…”

Elini geceliğimin eteğinin altına daldırdı hiç beni dinlemiyordu bile… Dantel külodum incecik zaten, bir hamlede koparırcasına dizlerime indirdi külodumu… Fermuarını açmış hangi ara, baltasını çıkarmış, apış arama sokuverdi aletini…

Amım sırılsıklam ıslanmış zevkten, o da beni dinlemiyor ki… Ben adama “istemiyorum seni, ayrılalım” derken, benim kahpe amcığım su içinde kalmış, gel gir diyor adama…

Uzun aletini ıslak apış aramda keman yayı gibi sürtüp dururken, eğilip memelerime yumuldu. Geceliğin göğsünü iki yana açmış, memelerime bıyıklarını sürtüyor, uçlarını kemiriyordu. Saçlarından tutup başını çekmeye, içimde şimşekler çaktıran meme uçlarımdaki dudaklarından kurtulmaya çalışıyorum ama ne fayda… Vantuz gibi yapışmış.

Ohhh… Zaten benim de kurtulmaya niyetim yok ya… Yine de deniyorum, inlemelerimin arasında, meramımı anlatmaya çalışıyorum azgın köpeğe… Benim orospu beni dinlemiyor, belki onun siki dinler, yola gelir, bırakır beni…

“Ohhhh… Yapma Cafer… Yapma… Kaç defa anlattım. Yakalanıcaz diyorum sana..”

“Yapma diyosun ama, amcığın öyle demiyo Güllü hanım… Suların akıyor bacaklarından aşağı, haberin yok…”

“Akar tabi kitapsız… Her yerimi mıncıklıyorsun. Ne memelerim kaldı, ne kukum kaldı ellenmedik… O sikini hangi kadına sürtsen suyu akar.. Offf… Yapma dedim… Bırak… Bırak… Aaahhh…”

Ah diye bağırdım sonunda… Bacağımın birini kaldırıp sikini içime sokuvermişti çünkü… Hart diye girmişti koca yarak… Düşmemek için boynuna sarılmak zorunda kaldım. Çelik kapıya dayanan sırtım buz gibi, bacaklarımın arasında bir kor parçası… Sokup çıkarıyor durmadan, acımasızca… Benim gözler kaymaya başladı zevkten, her zaman olduğu gibi…

“Bırakayım mı ha? İstemiyor musun? Zevk almıyor musun? Çıkarayım mı sikimi? Söyle…” diye hırıldıyordu kulağımın dibinde…

“İs… İstemiyorum… Ohhhh… İstemiyorum işte…”

Mırıldanırken boynuna sımsıkı sarılmışım kene gibi… Ellerimi beline sardım. Kurtulamaz, sikini çıkaramaz içimden… Çıkarmadı ama, durdu. Aleti içimde, hareket etmiyor.

“Sikmicem ulan seni… Madem istemiyorsun, sikmicem orospu…”

Aptallaşıp kaldım. O zevkin devam etmesi için ölebilirim o anda… Ne demek sikmemek…? Bu kez ben kalçalarımı oynatmaya başladım. İzin vermiyor, kapıya bastırdı iyice, milim oynatamıyorum. Kalıınlığı içimde, öylece, hareketsiz…

“Yapma” diye omuzunu ısırdım. Canı yandı ama aldırmadı. “Bırakma… Lütfen… Devam et… Hadi…”

“Yalvar ulan kahpe… Sikmem için yalvar amına koduğumun kahpesi… Amına koymam için yalvar…” Gözlerimden yaş akmaya başlamıştı, yalvardım,

“N’olur… Devam et… Sik beni… Amıma koy benim… Erkeğim… Hadi… Pompala beni… Hadi aşkım… Lütfen… Sikini yediğim… Öldür beni zevkten… Hadi… Sikk… Sik ulan, sik beni…”

“Bana siktirceksin yalnız… Kocan olacak pezevenge vermiyeceksin… Bu amcığa benden başkası koymayacak. Bir daha beni yalvartmayacaksın kapında orospu… Anlaşıldı mı?”

“Tamam… Her şeye tamam… Söz…Hadi diyorum sana… Devam et… Sik beni aşkım… Senden başkası sikemez artık beni… Kocam bile… Hadi bir tanem… Yalvartma daha fazla, üzme beni bebeğim…”

Bir ayağım yerde, bir ayağım havadaydı o ana kadar… İki bacağımı alıp kucakladı beni, kaldırdı. Boynuna asılı, çengeli dibime kadar amıma girmiş vaziyette, kucağında hoplatmaya başladı. Evin içinde yürümeye başladı. Kucağında sike sike yatak odasına gitti, yatağa yatırıp sikmeye devam etti bacaklarımın arasında… Dizlerinin üstünde duruyor, V şeklindeki bacaklarımın arasında kendine çekip bırakıyor, o şekilde sikiyordu beni… Üstümdeki geceliği de tutup yırtarak çıkardı. Vurdukça memelerim bıngıl bıngıl oynuyordu.

“Oh, allahım… Ohhh… Bu nasıl zevk? Ölüyorumm anacımm… Mmmm… Geçir erkeğim… Sik beni aşkım… Ooohhh…”

Bağırta bağırta sikti beni Cafer… Yarağının altında zevkten öldürdü dakikalar boyu… Mahvoldum… Sonunda içime boşaldığında ben ikinciyi bitirmiştim bile…

Yan yana yatakta yattık biraz… Kendime gelmeye çalıştım. Erkeğim zıplayıp kalkmış, giyinmeye başlamıştı bile… Ben de kalktım, sabahlığımı giyip kapıya gittik. Kapının arkasında dudaklarımı kemirdi, amımı avuçlayıp sıktı.

“Sözünü unutma” diyerek son kez hatırlattı.

Önce ben kapıdan başımı uzatıp etrafa bakındım, kimseyi göremeyince Cafer çıktı. Yarım aralık kapının arasından tekrar dudaklarımı öptü, bıraktı. Ben kapıdan bakarken o sessizce merdivenlerin başına gelmişti. Tam o anda karşı dairenin kapısı açıldı, Müzeyyen hanım… Dedikodu kumkuması karı… Lanet…

“Günaydın komşu…” dedi iğneli bir sesle… Bir bana baktı, saç baş dağılmış, sabahlığın yakasını çekiştiriyorum, memelerin yarısı, bacaklar meydanda… Bir merdivenlerde kaybolan Cafer’e baktı… Saniyeler içinde kaybolan erkeğimi görmüştü çoktan… Soğuk bir sesle,

“Günaydın” dedim ben de, kapıyı suratına kapattım.

Gidip kendimi yatağa attım. Dışarıya çıkıp kendini gösterene kadar, kapının dürbününden olduğu gibi seyretmiştir mutlaka bizi… Kapının önünde öpüşürken, Cafer beni mıncıklarken… Off… Bir parça zevk alabilmek, mutluluğu tadabilmek için hep bunu mu yaşayacaktım ben? Korkuyla… Ürkerek… Çekinerek… Yeter artık…

Kalktım, Cafer’i aradım. Durumu anlattım ona… Ağlıyordum sürekli… Hıçkıra hıçkıra…

“Aşkım… Senin evden çıktığını, kapının önünde yaptıklarımızı, her şeyi görmüştür mutlaka… Herkese anlatır bu kadın bizi… Aklıma gelen başıma geldi işte…” Sustum, hıçkırıyordum telefonda… “Sensiz yapamam ben Cafer…” dedim sonunda… “Sen olmadan ölürüm…” Bir an sessizlik oldu… Düşünüyordu besbelli…

“Kaçalım…” dedi sonunda… “Bir iki parça bir şey al yanına… Kimliğini al… Bana gel… Sikeyim anasını… Ben de sensiz yapamam… Dünya umurumda değil Güllü… Bırak gel bana… Gidelim buralardan…”

“Nasıl yani?” Gitmek mi? Çocuklar, benimkiler, onunkiler? Karısı? Benim kocam? Çevremiz… Bu kadar mı kolaydı bırakıp gitmek?

May 14

bayram kacamagı

merhaba adım umut ist da yasıyorum neyse hıkayeme baslıyım arkadasın yerıne mını buse cıkmısdım bayram bursa eve gelen escort arıfesı son duraga geldıgımde sıran geldı dedıler yolcu almaya gıttım onumde 1 arac vardı ama o sarısın tubayı gordum ve icimden insallah ondekı araca bınmez benım arabama bıner dedım sıze tubayı kısaca tarıf edıym sarısın 40 yasında olgun duzgun fızıklı bı kadın tabı ırı goguslerı unutmadan soylıyım ondekı araca bınmedı tuba. sıra bana gelmısdı oda sıgara sını bıtırdı ve soforun sagındakı teklı kolltuga oturmadan sordu bosmu dıye şimdi doldu dedım bende gulusduk sanasıma yolcu gelmedı 2 yada 3 kısı rarkakoltuklara gectı oara tuba dedıkı ondekı munıbus eskıydı sızın mını bus yenı sızı bekledım dedı bende ıyıkı beklemıssın bende senın bınmenı bekledım dedım ismını sordum ismımı soyledım derken sohbet koyulasdı bu orada mını busde doldu ayakda yolcu almaya yer kalmadı sansıma tukurıym dedım o servıs super yolcu vardı konusamıycaz dıye korkdum orada mını busde doldu ayakda yolcu almaya yer kalmadı sansıma tukurıym dedım o servıs super yolcu vardı inecegı duraga yaklasmısdık bu arada inacegıduragı bıara sordugunda bırbursa otele gelen escort baska bayan yolcu ben sıze soylerım demısdı tam inacagı duraga gelınce bayan burda ineceksınız dedı aha buyur deım ama gaz kesmeden yurudum bayan han fendı burda ınecek durun sofor bey dıye seslendı tabı ben duragı gectım tuba senı ı duragı gectık donuste indırıym dedım tamam dedıö cok son duraga geldık herkees ındı ama sans buya normalınde son durakda yolcu olmaz 8 10 kısı vardı kapı kapalı sohbet edecekken yolcular kapıya vurdu bıne bılırmıyız dedı yok 7 dakka vardedım ve az ılerı gıdıp tubayla sohbete basladımk yarın işin yoksa dıye soracakken tam tuba dedıkı bellı konusamayacagız numaramı al yarın işinyoksa goruselım istan bulada mısafırım istan bulu sız bılırsınız bana gezdırırmısın dedı dunden razıyım tabı olur dedım yolcuları aldım tubayı ınıcegı yerde indirdım aksam erken cı oldugum ıcın 8 de sonservısı attım ve tubayı aradım bıraz sohbet edınce ben sıkıldım musaıtsen gel benı aldedı hemen dıyerek mını busu bırakdım ve eve gıdıp dus aldım ustumu degısıp tubayı almaya gıttım. escort gıttım ne gıdıs tuba dızlerının ustunde bı etek dar bı gomlekle afettı opustuk hos geldın deım acmısın bıseyler yıyelıım ben kurt gıbı acım dedım oda olur dedı fılızler koftecısınde yemek yedık sohbet ederken yerın varmı dedı benden daha acık sozluydu senden hoslandım bu gece senınle yım dıyınce otelcı arkadasımı aradımyerın varsa bıze oda ayır gelıyorum dedım var dedı ve otele gıttık odaya cıkdık oturduk bırer kahve ıcıp sohbet etık sorasında tuba dedıkı hep sohbet edecek deyılız umut dımı guldum yanı cok acık sozlusun dedım ve ustumuzu cıkarmaya basladık once tuba soyundu onu seyredıyodum fızıgı cok guzeldı bana sen soyunmıycanmı dedı pardon senı seyre daldım dıyıp soyundum kılotu ındırırken benımkıı zaten sertlesmısdı o senıkı cokdan hazırmıs dedı ve agzına aldı okadar ustaca davranıyordukı nerdeyse agzına bosalıcakdım anladı erken daha olmaz dedı 69 olduk bende onu yalamaya basladım artk okadar arzuyodumkı ama kontrol tubanın elıne gecmısdı ben bı hamleyle altıma aldım ve amına sıkımı surtuyodum yeter gır artık ama nazık ol dedı sıkım amına bı turlu gırmıyodu sankı kızlıgını bozuyorum gıbı dardı amı zorladım gırmıyodu tukurukleyım dekrar dedenedım yavas benı ıncıtme ltfen dedı ama ben oyle bı sokmustum kı bagırmaya basdı acıyo yavas dıye agzını kapatmak zoeunda kaldım yavas yavas alısdırarak tamamı gırınce bende oda derın bı oh cekdıkamı okadar dar dıkı ve okadarda sıcak anlatamam tempoyla gırıp cıkmaya basladım tatlım ben uste cıkıym dedı ılk kez bır kadın dan uste cıkmasını ben ıstemedım sasırmıstım en sevdıgım sex pozısyonu kadının uste olmasıdır baya ustte tuba serı calısıyodu ben zevkden cıldırmısdım bosalmamayı sabaha kadar şikişmeyı istıyodum tugba nekadar sure ustumde kaldı bılmıyorum ama dedıkı gelsın artık sonradevam ederız bende ıcıne bosalabılırmıyım dıye sordum olurdıye basını salladı okadar dar ama oyle bosaldımkı muthısdı bende gelıyorum deyıp ustume yıgıldı 1 kac dakka sonra bırer sıgara yakdık tubanın benıngörükle escort bayan sıkmın daha ınmedıgını dıkkat etıgını fark attım neden bılmıyorum ılk kez bı kadını bu kadar arzuluodum ve sıkım bosalmama ragmen hala serttı agzına aldı ve devamedelım bugece doyur benı dedı ıkıncıye devam ettık domalttım amı kılsız ve kucucuk gorunuyodu sıldım peceteyle neden sıldın dedı tatlım temız olsun dedım işi biliyosun dedı gulusduk ve okucuk amına sıkımı sankı demın hıc sıkılmemıs gıbı zorla sıokdum okadar dardıkı spr dı 40 yasında bı bayanın bu kadar dar olması neyse aklımıza gelen her pozısyonda sıkısdık ıkıncı oldugu ıcın benımkının gelmeye nıyetı yokdu tuba aratık gelsın acıyo dedı ıyı sen uste cık dedım ustte cıkdı mukemmel goguslerını yalayıp sıkıyodum oda oyle tempoyle usteydıkı bosaldım ama ne bosalma ılık lerıme kadar desem yerıdır ıcınde benımkı kuculuyodu artık kendı cıkdı tuba sıgara yakdı beraber ıcerken kalkıp dusa gırdı ben sıgaraya devam ettım onu segredıyodum mukemmel bı vucudu vardı benımkı sankıı ogece canavar olmustu tekrar sertles meye basladı bunu goren tuba gelmıycenmı banyoya dedı sencık ben gelıym dedım oda senınkı oyle demıyo gelde devam edelım dedı banyoda devam ettık sıkısmeye ya ogece ben ben deyıl sankı seks manyagı olmustum 3. postaya nerdeyse durmadan devam edıyodum 40 yasındayım ılkkez boyle ısteklı ve seks delısıydım banyoda agzıma bosalmanı istıyorum dedı ve bosalmaya yakın cıkarıp agzına verdım oyle ustaca sakso cekıyodukı tıtreyerek agzına bosaldım ve bu arada odadakı saat 3 30 du gecıp uzandık ıcımden dıyodumkı oglen zor kalkarz dıyodum dalmısım oyle bı zevle uyandımkı saat 6 ıydı tuba uzerımde oturup kalkıyodu uyandım ve senınkını sert gorunce canım istedı dedı bılmıyodukı bız erkekler sabah ları sert bı sekılde uyanırız cunku cısımız okadar sıkısdırırkı yarak tas gıbı olur tuba bı dakka dedım bı tuvalete cıkdım gerı geldıgımde domalmıs tı ve arkadan gırmenı istıyorum dedı bende amına gırdım hayır o deyıl gotten dedı amı okadar gzldıkı gotunu sıkmeyı aklımdan gecırmedım tamam deyıp gotune parmagımla alıstırıp gırmeye calıstım ne mumkın amından daha dardı zorla gırdım agzını kapatıyodu tubada ama gotu amı kadar keyıf verıyodu bısure devam ettım hıc bosalamk ıstemıyodum amam benımkıne soz gecmıyodu ve bosaldım ustune yıgıldım kaldımoyle dalmısızkı 9.30 du uyandık odaya kahvaltı ıstedım dusaldık kahvaltı edıyoduk cok gzl bıgeceydı tsk umut dedı tuba caylarımızı ıcıyodukama ben sankı ben deyıldım onceden bahsettugım gıbı sankı kudurmustum sonbı kez daha dedım tuba guldu oha doymadınmı dedı ona sozgecmıyo dedım ıyı dedı ve sonuncuyu her pozısyoju deneyerek amını gotunu sıkıyodum bosalmak istemıyodum enson tuba uste cıktı eh artık gel amın acıyo yeter dedı bende bı sure ustumde tepındıkden sonra bosaldım muthıstı dus yapııp yemek yedık ve vedaslasdık 1 kacgun sonra aradım numarası ualsılmıyodu ru ya gıbı bı geceydı bırdaha gorurmuyum dıye dusunuyorum

May 14

Komşumun afet karısı banu

Ben Ümit. Evliyim ve uzun yıllardan beri aynı apartmanda oturuyorum. Bundan 3 sene önce evsahibinin oğlu ve gelini tayin dolayısıyla Aksaray’a gelmişlerdi. Bizim binada evsahibinin yukardaki boş dairesine taşındılar. Onlarla tanıştıktan sonra, gelinle karım iyi arkadaş oldular, devamlı birbirimize gidip gelmeler başladı. Gelinin ismi Banu idi. Banu gayet samimi bir kadındı, 2 çocukları vardı, ama çok seksi biriydi. Birgün yine onlara oturmaya gittik. Banunun oğlu çok şimarık bir çocuktu, sürekli annesini bezdirirdi. Bir baktım annesinin götüne vuruyor, annesinin götünü çimdikliyor, eteğini falan aşağı çekiyordu. Bu dalaşma sırasında Banunun beli açılmış ve giydiği tangasına kadar görmüştüm. (O sırada babası bilgisayarda birşeylerle uğraşıyordu). Banu benim gördüğümün farkına vardı ve yüzü kızararak bana baktı. Ben birşey olmamış gibi davranıyordum. Neyse, biz biraz daha oturup, karımla kalktık evimize gittik. Ama ben iyice azmıştım, Banunun bıldır bıldır götü ve giymiş olduğu seksi tangası aklımdan çıkmıyordu. O gece yatağa girince, Banuyu siktiğimi hayal ederek karımı 2 posta, deli gibi siktim! Ertesi gün işten biraz erken gelmiştim. Karım evde yoktu. Kesin yukarı çıkmıştır diye düşünerek Banuya telefon açtım, “Karım sizde mi?” diye sordum. “Yok Ümit abi, istersen gel, çocuklar yemek yiyor, sen de ye!” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım. Yemek yedikten sonra Banu, “Çay içelim!” dedi. “Olur!” dedim. Çay içiyorduk. Oğluyla kızı, “Anne biz parkta oynamaya gidiyoruz!” dediler çıktılar. Banu ile havadan sudan konuşuyorduk. Banu, “Ümit abi, akşam olanlardan dolayı özür dilerim, oğlum biraz saftır, ne yaptığını bilmez!” dedi. Ben biraz aptala yattım, “Anlamadım?” dedim. “Oğlum akşam popoma vuruyordu ya hani, sen gördün! Umarım ayıplamazsın?” dedi. “Haa, o mesele mi? Yok canım ne ayıplayacağım, çocuk daha!” dedim. O da, “Evet, çocuk işte!” dedi. “Ama şu da var ki…” dedim (cümleyi bilerek yarım bıraktım). Banu cümlenin sonunu beklerken, “Neyse boşver, ben artık gideyim!” dedim ve kalktım evime indim. Eve inince hemen tuvalete girip, Banuyu düşünerek 1 posta 31 çektim. Bu arada karım geldi,bursa eskort pazara gitmiş. “Ne zaman geldin?” dedi. “Şimdi geldim.” dedim. Akşam oldu Banu balkondan karıma seslendi, “Abla gel oturalım!” dedi. Karım da, “Tamam geliyorum!” dedi. Banunun kocası olmadığından ben gitmedim. Banu karıma anlatmış, Ümit abiyle beraber yemek yedik diye (ama diğer konuştuğumuz, oğlunun poposuna vurma meselesini anlatmamış). 3 gün sonra, ben işten dönerken, Banu da markete gidiyormuş, apartmanın girişinde karşılaştık. Bana, “Ümit abi, kocam çalışıyor, akşam beni köye annemlere götürürmüsün?” dedi. “Tamam, götüreyim!” dedim. Eve girince karıma söyledim, “Sen de gel, birlikte gider geliriz.” dedim. Karım, “Ben gitmem, köyleri çok uzak, sen götür!” dedi. Köyleri 45-50 km falanmış. Akşam Banu çocuklarla geldi çaldı kapıyı, karımla vedalaşıp indik aşağı, bindik arabama ve yola çıktık. Yol boyunca hep havadan sudan konuştuk. Farkettim ki, çocuklar var diye Banu konuştuklarına dikkat ediyor, bazı konulara özellikle girmiyordu. Neyse, vardık annesine. Ben orda kalacaklar diye tahmin ediyordum ki, Banu kalmayacaklarını söyleyip, beni de içeri davet etti. 2 saat oturduk. Geri dönecektik. Çocuklar, “Biz burda kalmak istiyoruz!” dediler. Banunun annesi de, “Nasılsa okul yok, haftasonu kalsınlar!” deyince, çocuklar orda kaldı, biz geri dönmek üzere yola çıktık. Köyden uzaklaşır uzaklaşmaz Banu hemen sordu, “Ümit abi, ogün birşey diyecektin demedin, ne söyleyecektin?” dedi. Ben de yine, “Boşver, söylemeyim!” diyerek Banuyu iyice meraklandırıyordum. Koluma yapışıp, “Ne olur söyle hadi, merak ediyorum!” diye ısrar edince, “Söylerim ama kızmak yok!” dedim. “Söz kızmayacağım, söyle!” dedi. Halen kolumu bırakmamıştı. “Biliyormusun Banu, Tanga külot sana çok yakışıyor, seni olduğundan daha seksi gösteriyor. Hatta…” dedim, (yine cümleyi tamamlamadım). Banu kolumu öyle sıkı tutuyordu ki, “Evet, Hatta? Devam et!” dedi. “Hatta okadar tahrik oldum ki, eve varınca seni düşünerek karımı 2 posta becerdim! Valla kocan çok şanslı bir erkek!” dedim. Bunları konuşurken benim yarak çadırı kurmuştu çoktan… Banu bana kızacak diye beklerken, Banu derin bir nefes aldı. Sordum, “Ne oldu? Çok mu kızdın?” dedim. “Yok kızmadım Ümit abi, ama yarama tuz bastın!” dedi, kocasının ilgisizliğinden bahsetti. Meğersem Banu kocasından çok dertliymiş, konuştukça konuştu. “Kocam annesinin babasının sözünden çıkmıyor, keşke gelmeseydik Aksaray’a! Bana karşı bütün ilgisini kaybetti!” diye anlatmaya devam etti. Ben de yangına körükle gidip, “Yani seks hayatınızı da mı etkiledi?” dedim. “Ümit abi, zaten çoktan beri seks hayatımız falan yok!” dedi. Bana cesaret gelmişti, bir sigara yaktım ve Banuya uzattım, “Al bir sigara iç, efkarın dağılsın!” dedim. Sigarayı verirken elini tuttum, tepki vermedi. Bundan cesaretlendim ve elimi bacaklarına attım. Yine tepki vermeyince, (içimden bu iş tamam, o da istiyor dedim) bacağını okşamaya başladım. Çok geçmeden Banu da elini yarağıma atınca, ben anayoldan ormana giren ilk yola saptım, 200 metre falan gittim ve arabayı sota bir yere durdurdum…gürsu escort Hemen Banunun dudağına yapıştım. O da dünden razıymış zaten, başladık öpüşmeye. Ellerim de boş durmuyordu, bir elimi tişörtünün altına sokup göğüslerini, diğer elimi de eteğinin altına sokup, külodunun üstünden amını okşuyordum. O da benim yarrağımı pontolonun üstünden okşamaya devam ediyordu. Ben, “Arka koltuğa geçelim!” dedim. Geçtik, ben bunu öpmeye okşamaya devam ettim. “Ümit abi, biraz acele edelim, şimdi annemler vardınız mı diye ararlar!” dedi. “Tamam!” dedim, önce hemen kendi pantolonumu ve donumu çıkardım, sonra da Banunun külodunu çektim çıkardım bacaklarından. Banu bacaklarını ayırıp, sikimiamına sokmamı beklerken, ben yumuldum amına ve amını yalamaya başladım. Banu oldukça şaşırmıştı, “Ümit abi, ne yapıyorsun?” dedi. “Amını yalıyorum! Kocan hiç yalamadı mı?” dedim. “Yoooo!” dedi. “Ben yalamadan sikmem!” dedim ve tekrar yumuldum. Dilimi amına sokunca, önce irkildi, sonra zevkten inlemeye başladı… Ben yaladıkça uçuyordu. Amından şarıl şarıl sular gelmeye ve inegol escort boşalmaya başlamıştı. “Hadi sik artık, geç kaldık!” diye saçlarımı asılıyordu. “Tamam aşkım, sikeceğim, sakin ol!” dedim, doğrulup, Banunun o güzelamına yarrağımı sürtmeye başladım. Banu daha da kudurmuştu, “Ümit abi sok artık, dayanamıyorum, gir içime!” diyordu. Ben de yarağımı amına olanca hızımla soktum. Önce, “Ohhhhh!” diye bir çığlık attı, ardından da çıldırmış gibi inlemeye başladı. Birkaç kez sokup çektikten sonra Banu yeniden boşaldı ve “Ümit abi, mahvettin bitirdin beni! Hadi sen de boşal da, gidelim, geç kaldık!” dedi. “Daha dur bakalım, nereye gidiyoruz? Senin o hasta olduğum götünü de sikmeden şurdan şuraya gitmiyoruz!” dedim. Banunun saf saf yüzüme bakışından anladım ki, Banu götünü hiç siktirmemiş. Telaşlandı, “Nasıl olacak kiordan?” dedi. “Sen o işi bana bırak, hadi arabadan inelim!” dedim. İndik arabadan, Banunun ellerini arabanın kaportasına dayadım, belinden bastırıp götünü arkaya çıkardım ve arkasına geçip eteğini beline topladım. Önce güzelce bir götünü yaladım, sonra da yarrağımı götüne dayadım. Bastırdım. Başı girince, “Ümit abi çok ağrıyor, ne olursun çıkar!” dedi. Kim dinler? “Şşşşşt, sessiz ol aşkım, az kaldı, sık dişini biraz, bitti!” deyip birdaha yüklendim. Yarısını sokmuştum götüne. Birkaç kez sokup çektikten sonra götü alıştı, artık dibine kadar köklüyordum… Banunun hiç sikilmemiş daracık götünü sikmek okadar zevkliydi ki, saatlerce sikebilirdim. Ama daha 10 dakika sikmeden, “Ümit abi ne olursun boşal artık, her yerim uyuştu, dizlerim tutmuyor!” diye yalvarınca, hızlandım ve götüne boşaldım. Yarağımı götünden çekince, Banunun götünden osurukla birlikte döllerim dışarı püskürdü. Hemen kağıt mendille temizlendik ve toparlanıp yola devam ettik.

May 14

ŞIMARIK OLGUN GÜZEL. 6.Bölüm

Alışveriş ve lüks deliliğim gitgide azalıyor. Tabi çok çalışmamın da etkisi var bunda. Ama fırsat bulunca da kaçırmıyorum. Daha iki gün önce bacaklarımı bir kaç santim inceltmeye binlerce dolar verdim. Artık ne de olsa borcum yok, iyi bir ek gelirim ve para kazandığım bir işim var.

Kerem ile her gün olmasa da gün aşırı konuşuyoruz. Yine öğle saatinde telefon çaldığında odur diye düşündüm. Eyvah çok ayıp araya Ali. Ali’yi tamamen unuttum. Apar topar fırlayıp galerimin karşısındaki kafeye ulaştım. Karşıya geçerken beni görmesi iş yerimi de belli etmişti. Bozuntuya vermedim ama sokağın karşısından geç kalmayı başarmama güldük.

Aramızda hiç bir şey yaşanmamış gibi güle oynaya bir yemek yiyoruz. Düzgün bir adam. Hayata sıfırdan başlamış, çok iyi okulları kazanmış, tepeye kadar tırmanmış, çalışkan. bursa escort bayan Gariban olarak okulu bitirdiğinde karısı ile evlendirilmiş. Hiç sevememiş, hiç uyumamışlar birbirlerine ama çoluk çocuk ayrılamamış. Kendi deyimiyle ben sanki Londra’da yaşıyorum o ise hala annesinin doğduğu köyde.

Üç dört gün sonra öğle yemeği saati yine geliyor. Yine kahkahalar ile kırk yıllık dostmuşçasına gülüyor konuşuyoruz. Bir akşam daha yemek yiyelim diye yalvar yakar benden bursa eskort randevu alıyor. Bir hafta sonrası için sözleşiyoruz. Ertesi sabah geldiğimde masam çiçek kaplı. Arayıp teşekkür ediyorum. Neredeyse bir saat telefonu kapatamıyoruz. Ertesi gün yine aynısı. Kızım bir uğradığında fark ediyor. Onu da tersleyip susturuyorum. Artık her sabahımız aynı telefon sohbetleri ile geçiyor. Aslında bana faydası çok oluyor. Bankacılık sorunlarımı, vergi işlerimi, iki dakikada hallediyor. Onun dışında çok güldürüyor beni. Zeki ve komik. Karısıyla neredeyse aylardır yatmadığını anlatıyor. Kimleri görüyorsun peki diyorum. Hiç kimseyi diyor. Gözüm ve gönlüm sadece sende.

Bu herif bana abayı yakmış durumda. Ama her sabah gelen çiçekler ve arkasından yaptığımız telefon konuşmalarını ben de iple çekiyorum. Birbirimizin her şeyini biliyoruz artık, Kerem dışında, hatta damadımın kim olduğunu bile biliyor. Safça hesap açtırınca bankasında, bağlantıyı bursa heykel escort kurmaması için salak olması lazım. Hayatımdaki değişim için destekliyor beni, hayranlığını gösteriyor her konuşmamızda. Genel müdür olmak için nasıl çok çalıştığını, karısı ile sadece kağıt üzerinde kalan evliliğini, yapacağı bir hatanın iş hayatına zarar vermemesi için cinsel hayatının nasıl kısıtlı olduğunu biliyorum artık. Bir akşam dayanamayıp internette arıyorum. Bankanın bir davetinde karısı ile bir resmi var. Çirkin bir o kadar kötü giyinmiş bir kadın.

Onun iş seyahati nedeniyle yemeğimizi erteliyoruz on gün daha. Sen yalnız kalmazsın oralarda diyorum. Esk**endi o. Seninle tanıştığımızdan beri yalnız uyuyorum otel odalarında. Doğru veya yalan söylediği. Ama mutlu oluyorum. Bana ne elin adamından diyemiyorum. Geldiğinde yemeğe çıkmadan önce bu sefer akşam dokuz on gibi arıyor. Yine bir saat konuşuyoruz. Hayır desen bile yarın yine yemeğe geleceğine söz verirsen bir şey soracağım diyor. Nedir diyorum. Hafta sonunda yer ayırsam benimle Rodos’a gelir misin. Aylardır kadınsız. Benzer durumlardayız. Sonra konuşalım mı diyorum panikle.

Kafam karışık. Evet dersem. İki günün nasıl geçeceğini biliyorum. Sevişelim diyor aslında ve ben hayır diyemiyorum. Bir kadeh şarap koyuyorum kendime. Arıyor açmıyorum arıyor açmıyorum. Beni isteyen ve sadece cinsel olarak arzulamayan bir erkek var. Büyükanne olacak yaşta ben de onu sevmekten korkuyorum. Ne işim var Rodos da. Genç aşıklar gibi. Evli çocuklu bir adam. Ama yakışıklı, zeki, zengin. Ahh bir de nasıl içimi doldurmuştu dölleri ile genç bir erkek gibi.

Konuşacak cesaretim yok. Mesaj atıyorum. Yarın yemeği iptal edelim. Sabah kahvaltıya gel bana. Yatağın içindeyim çekiştiriyorum kısa geceliğimi elim altına kayıyor, nemlenmişim. Onun da sertleştiğini tahmin ediyorum. İkimiz de zor uyuyacağız bu gece.

Sabah sofrayı kurdurup gönderiyorum hizmetçi kızı evden. Üzerimde tek parça göğüslerimi ortaya çıkaran kısa bir kıyafet. Beni ilk görüp beğendiği günkünden daha açık bir göğüs dekoltesi. Neredeyse tamamı ortada aslında. Camın önünde bekliyorum liseli erkek arkadaşım geliyor sanki. Arabasını park ederken koşup kapıyı açıyorum. Spor bir kıyafet, elinde çiçekler, bana bakıyor, gözleri göğüslerimde takılı kalıyor, “daha şık giyinseydim keşke” diyor. Yanağından öpüyorum. Sofra hazır. Portakal suyu var. Çay için biraz bekleyebilir misin? Ben çiçekleri vazoya koyarken o ayakta portakal suyunu içiyor. Gece pek uyuyamadım. Bir şeyler atıştırdım beklerim diyor. Ben de pek uyuyamadım diyorum.

Çiçekler için teşekkürler diyerek elindeki bardağı alırken. Ben diyor duraksıyor. Seni düşünmeden edemiyorum. Cevabımı beklemeden alt dudağımı kapıyor. Karşı koymuyorum. Onun hafta sonu tatili teklifine cevabım eve davet olduğu için nasıl karşı koyayım ki. Açıkça beni orada değil evimde sik demiş olduğumu anlayacak kadar zeki. Ama kahvaltıyı bekleyemeyecek kadar da azmış.

Benim olmanı istiyorum her şeyinle sadece benim diyor. Sevgi ile elleri yüzümde öpüyor. Dakikalardır cam önünde öpüştüğümüzü fark ediyorum. İçeri geçelim diyorum. Yine dudak dudağa bir iki adım içeri atıyoruz. “Odam yukarıda.” Ufacık gövdemi kucağına alıyor ve mini elbisemden sıyrılmış bacaklarıma ve taşan göğüslerime bakıp tekrar dudaklarıma yapışıyor. Yatağın üzerine bırakıp üzerime doğru eğilirken bir dakika diyorum. Tamam kabul ben de sevişmeyi istiyordum ama bu kadar çabuk olmasını planlamamıştım. Odamdaki banyoya giderken arkadan kalçalarıma bakıyor. “Sen de koridordakini kullanabilirsin ama sonra burada buluşalım.”

Islanmışım. Kahvaltı boyunca azdırıp sonra yukarı çağırıp iç çamaşırlarım ile kendimi sunmayı planlamıştım. Her şey biraz hızlı gelişti. Bir çırpıda soyunuyorum. Dün gece temizlemiştim vücudumu zaten. Parfümleniyorum. Ayak seslerinden odaya döndüğünü duyuyorum. Bu yeni çamaşırları giymek ne kadar zor. Hazırlandığımda kendi halimi ben de beğeniyorum.

O ise soyunmuş sadece boxerı ile yatağın üzerine uzanmış. İki yıl önce aldığım bu devasa yatağın üzerindeki ilk erkek. İçeri girişim etkili olsun diye duraklıyorum biraz. Rahatlıkla seyretsin beni. Gözlerinde hayranlık var. Kabaran önü de bu hayranlıktan. Bu adamı bu eve beni siksin diye çağırmadım mı sanki. Az evvel de artık genç bir kadın olmadığım için tüm deliklerimi iyice kremlemedim mi? O yüzden hiç ön sevişecek halim yok. “ Hazırlanmış bakıyorum” diyerek elimi erkekliğine atıyorum. Beni sarılıp kendine çekmek istiyor. Sadece biraz öpüyorum dudaklarını. Elimi çamaşırının içine sokup çıkartıyorum aletini. Göğsünden öperek aşağıya iniyorum. İki eli ile çekiştirerek indiriyor boxerını. Aşağı doğru bastırıyorum sertleşmiş sikini. Kökünden başlayarak dilliyorum. Oteldeki ilk sevişmemizin şoku ve alkol nedeniyle yarım yamalak hatırladığımdan daha güzel siki. Kocamınken ve Kerem’inkinden uzun. Baş kısmı sivri. Elimle kökünden sıvazladığımda kalan kısımları ağzıma ancak sığdırıyorum. Kereminki daha kalındı kesinlikle. Aklımdan bunlar geçerken sikin başını dilliyorum emiyorum. Kendimi kaybedip sanki bir vibratör ile sevişiyorum gibi olduğumu hatırlayıp yavaşlıyorum. Saatlerce oynayacak gibi kaptırmışım kendimi.

Ağzımdan çıkarıp erkeğime baktığımda gözlerini kapamış dudaklarını dişliyor. Belki boşalmamaya çalışıyor. Tükürüğümden parlayan sikten ayrılıp kucağına yerleşince gözlerini açıyor. Külodumu çıkarıp sadece sütyen ile oturuyorum kucağına.

O da benim kadar azmış durumda şu an. Kökünden tuttuğu sikini amıma sürtüyor. Biraz başını sokuyorum içine, siki ıslak, amım kremli ve nemlenmiş. Rahatlıkla alınca üstüne oturuyorum. Göğsünden güç alarak oturup kalkıyorum. Onun elleri bir göğüslerimde bir kalçalarımda. Çok yumuşak ve sevgi ile dolaşıyor elleri. Sutyenimi indirmiş durumda. Kalçalarımı sıkarken dudakları ile göğüs ucumu kavrıyor. Dili ile kıstırıp emiyor. Kocam “ benim güzel memeli orospum” diye dişlerdi memelerimi. Bir kere bile başkası ile olmamıştım oysa. Kalçalarımı sertçe sıkıyor artık. Bastırması ile uzun siki biraz canımı yakıyor. Memelerimin uçları ağzında büyüyor. Seviştiği kadına zarar vermek istemez bir hali var.

Bu pozisyonda boşalırsa ben boşalamam. Ayağa kalkıp yatağın kenarına tutunup eğiliyorum. “ Yıllardır bu pozisyonda sevişmedim” diyorum. Bir ay önce Kerem tam da böyle sikti mi diyecektim.

Arkamda yerini alırken yine çok nazik. Sırtımı okşarken kendimi öne doğru bırakıyorum. Küçük kalçalarım açılmış durumda. Erkekliğini bacak arama sürtüyor. Islak ve sıcacık. Az önce çıktığı yere kolaylıkla kayıyor. “ Sevgilim aşkım” diyerek gidip geliyor. Belli ki çok yakın. Bu halde arka deliğim de gözlerinin önünde. Kocam çoktan baş parmağını sokmuştu yarıya kadar. Oysa dokunmuyor bile. O çirkin karısı ile kimbilir ne kötü bir seks hayatı olmuş. Bir elimi amıma atıyorum ben de yavaşça içime giren sertliği ve üst dudaklarını okşuyorum kadınlığımın. O da anlıyor benim de yaklaştığımı iki eli belime sarılıp köküne kadar giriyor hızlı hızlı.

“İçime boşal” diye bağırıyorum. Hesapladım dün geceden, tehlikeli günlerden uzağım. İki üç sert vuruştan sonra içimin dolduğunu hissediyorum. Gençliğinde kocamın boşaldığı gibi sikinin başı şişerek ve içimden dölleri taşarak boşalıyor. Kalçamı geri atarak içimde kalmasını sağlıyorum, akan sıcak dölleri ve bızırımdaki elimle ben de geliyorum. Bacaklarım titrerken erkeğime dönüp bakıyorum. Uzun siki am suyu ve döl ile kaplı, göğsü inip kalkıyor. Üzerime uzanıp dudaklarıma yapışıyor. “ Seni seviyorum” diyor. Sadece boynuna sarılıp daha şehvetle öpmeye devam ediyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Göt Hastası Kocam
Merhaba arkadaşlar, ben Müjgan, aslen Mersinliyim. 38 yaşındayım ve bu benim ikinci evliliğim. Fizik olarak kısa boylu (1.55), hafif şişman, portakal gibi memeleri olan, tombul götlü bir kadınım. Göt deyince, götümden çok zevk alan biriyim, beni kudurtan şey, göt deliğimin yalandıktan sonra sikilmesidir. Beni götten sikilmeye ve zevk almaya (ölen) ilk kocam alıştırdı. İlk kocamı bundan 9 sene önce Trafik kazasında kaybettim. Onunla seksin hertürlüsünü yaşadık. Buna Grup Sex ve eş değiştirme de dahil. Hemen hemen akla gelebilecek her yerde sikiştik desem yeridir. Mesela arabayla bir yere giderken, yolda seyir halinde iken kocam yarağının yalanmasını çok severdi, ve ben de o araba kullanırken devamlı yalardım, (bir de, ben altıma hiç külot giymem, sıkar bunaltır beni) sonra da kucağına otururdum. Kocam hem araç kullanır, hem de beni sikerdi…

Tek eksiğimiz çocuktu, ama onun için de acele etmiyorduk. Hayatımız bu şekilde devam ederken, kocamı bir Trafik kazasında kaybetmiş ve artık tek başıma (ve genç yaşımda dul) kalmıştım. Aradan yalnız geçen 9 seneden sonra benim canım yarak çekmeye ve amım götüm resmen kaşınmaya başlamıştı. Tabi bu arada ben artık baba evine dönmüştüm ve ufak ufak taliplerim çıkmaya başlamıştı. Derken birgün babam bana uygun bir talibimin olduğunu ve bu kişinin uzaktan akrabamız olduğunu, kendisinin Manisada yaşadığını ve eşinden ayrılmış birisi olduğunu falan anlattı ve “Yarın akşam gelecekler, biz uygun gördük, adamla sen de bir konuş, kafana yatarsa seni vereyim!” dedi. Ben de hiç sesimi çıkarmadım, sadece dinledim. Adamın maddi durumu da iyi imiş, tüm bunları üst üste koyunca kafama yatmıştı. En çok kafama yatan ise Manisada ailemden uzakta olacağımdı, yani her istediğimi rahatlıkla yapabilirdim.

Bir gün sonra geldiler beni istemeye. Adam 48 yaşında,bursa escort bayan normal ölçülerde bir adamdı. İsmi Erolmuş. Oturdular, aileler biraz konuşup sohbet ettikten sonra, babam, “Kızım isterseniz siz de bir konuşun!” dedi. Biz yan odaya geçtik. Önce ben anlattım geçmişimi ve olan biteni, sonra o başladı anlatmaya. Eski karısının çok tutucu bir kadın olduğunu ve kafa yapılarının uymadığını, 2 çocuğu olduğunu ve ikisin de evli olduğunu, kendisinin de 11 yıldır yalnız yaşadığını, kendisinin çok açık görüşlü birisinin olduğunu falan anlattı. Yani kafama yatmıştı. İkimiz de okeyledikten sonra babamların yanına döndük. Babam, “Kızım ne diyorsun?” dedi. Ben de, “Sen nasıl münasip görürsen baba!” diyerek istediğimi belli ettim. Babam da, “Ohalde tamamdır bu iş!” dedi. Birkaç gün sonra geldiler, bir yüzük taktılar, birkaç tane de takı falan, aile arasında biraz eğlence, sonra gece yola çıktık, doğru Manisaya…

Evimize varınca, ben sanki ilk defa yarak yiyecekmişim gibi heyacanlı idim. Önce ben duş aldım, sonra Erol duşa girdi. Ben (Külot giymeyi pek sevmesem de) ilk gece diye sadece Tanga külodumla birlikte takım olan Sütyenimi giyerek, yatağa girdim ve Erolu beklemeye başladım. Erol duştan çıktığında çırılçıplaktı, sikini taşağını sallaya sallaya geldi ve yatağa girdi. Hemen öpüşmeye başladık. Ve öyle güzel öpüşüyordu ki, biryandan da götümü okşuyordu. Ben de onun dudaklarını resmen yiyordum. Sonra Sütyenimi ve Tangamı çıkartarak amımı yalamaya başladı, dilini amıma sokuyordu. Sonra dilini göt deliğime sokmaz mı! İşte buna bayıldım, tam istediğim erkekti, resmen beni yiyordu ve sanki benim neleri sevdiğimi biliyordu. Erolun götümü daha iyi yalaması için ben de bacaklarımı yukarı kaldırdım, bacaklarımı ellerimle tuttum kendime çektim ve amım götüm tam meydana çıktı. Sanki Erol bunu anlamış gibi götümü öyle güzel yalıyordu ki, arada dilini sokuyordu götüme, arada parmaklıyordu…

Götüm resmen hamur gibi yumuşamıştı. Erol bana, “Karıcığım seni ilkin götten sikmemi istermisin?” dedi. Ben de, “Neremden istersen sik, artık amımla da götümle de seninim!” dedim. Ben aynı pozisyonda iken Erol bacaklarımı omzuna aldı, yarağını tükürükleyip götüme öyle bir geçirdi ki, resmen götüm bayram etti! Ve bu pozisyonda beni hem sikiyor, hemde konuşuyordu, “Karıcığım yanlış anlama da, ben sikişirken küfür etmeyi ve küfürlü konuşmayı çok severim! Senin de sikişirken bana küfür etmeni istiyorum!” dedi. Sikişirken bundan zevk alıyormuş, benden kendisine ‘Pezevenk, Gavat, Boynuzlu, Orospu Çocuğu’ gibi şeyler dememi istiyordu. Ben de başladım, “Sik Pezevenk kocam, sik! Götüm sana helal olsun Boynuzlum! Senin yarağına kurban olayım Gavat kocam! Parçala götümü Orospu Çocuğu!” diye konuşmaya. Erol götümü bu şekilde bir süre sikti ve götüme boşaldı…

Biraz yatakta yatıp dinlendikten sonra, ben başladım onun yarağını yalamaya. Ama ne yalama, resmen yiyordum yarağı, bursa yabancı escort çünkü senelerdir yarağa aç idim. Taşaklarını bile yaladım, emdim. Sonra üzerinde 69 oldum, ben onun yarağını yalarken amımı da ağzına sürtüyordum. O da, amımı yalamak ne kelime, hem yalıyor hem ısırıyordu. Bu da bana ayrı bir zevk veriyordu. Üstelik elleri hiç boş durmuyordu, hep götümü okşuyor, parmaklıyordu. İkinci kocam da ilk kocam gibi götçü çıkmıştı ve ben buna çok seviniyordum. Erolun da benim gibi seks manyağı çıkmasına sevincimden artık kendimi iyice koyvermiştim. Erolu sırtüstü yatırdım, tuvalete uturur gibi yüzüne çömeldim ve ileri geri yani siker gibi ağzına gidip geliyordum, amımı götümü ağzına sürtüyordum. Ve sonunda o şekilde Erolun ağzına işer gibi boşaldım. Erol ise amımı öyle güzel yaladı ve emdi ki, amımdan akan tüm sıvılarımı yaladı. Amım pırıl pırıl parlıyordu. Bende derman kalmamıştı, ama Erol daha boşalmamıştı…

Sonra Erol beni yatakta dörtayak domalttı ve arkama geçerek yarağını bursa merkez escort amıma öyle bir soktu ki, sanki kızlığımı ilk defa kaybediyormuşum gibi hissettim. Sikilmeyi çok ama nekadar çok özlemişim meğerse. Götümden sonra amım da bayram ediyordu sonunda. Erol hem amımı sikiyor, hem de, “Seni bu yarrağımla sike sike Orospu yapacam, yarrağa doyuracam Fahişe, Kaltak!” diye küfürler ediyordu. Ben de, “Sendeki de yarak mı lan Orospu Çocuğu! Sen yarak görmemişsin de kendinde yarak var sanıyorsun! Kes sesini de sikmene bak Gavat! Seni boynuzlayacağım! Hadi doyur amımı!” gibi küfürlü sözler diyordum. Erol bunları duydukça beni daha sert sikiyordu ve sonunda böğürerek boşaldı amıma. Ama ne boşalma! Yarağını amımdan çıkardığında, çarşafa yarım çay bardağını dolduracak kadar döl süzüldü amımdan. Hemen banyoya koştum amımı götümü yıkadım ve yatağa döndüm. Öpüşerek sarılıp yattık.

Erol beklediğimden de iyi bir koca çıkmıştı, üstelik aynı ilk kocam gibi götüçüydü. Şu an çok mutluyum. Seks fantazilerimiz hakkında birbirimizden çekinmeden herşeyi rahat rahat konuşuyoruz. Erol benlen evlenmeden önce, komşusu olan evli bir çiftle üçlü seks falan yapıyormuş. Ben de (ölen kocamla) grup seks ve eş değiştirme yaptığımı anlatınca, aynı kafadan olduğumuz için sevincinden havaya uçacaktı. Erol beni de aralarına katıp, komşularıyla dörtlü sikişmeyi düşünüyor, ama önce beni bir iki hafta tek sikmek, amıma ve götüme iyice doymak istiyor! Bu yazımı da sikişmeye ara verdiğimizde yazıyorum. Ben yazarken de götçü kocam Erol rahat durmuyor ve yarağını sıvazlarken amımı götümü yalıyor. Yazımı yollar yollamaz oturacağım yine sabırsız kocamın yarağına!

Hoşçakalın, hepinizin kalkan yaraklarını ve sulanan amlarını yalıyorum

May 11

ÖZEL ARKADAŞ GEREKİSİNİM

Günümüzde beylikdüzü escort arkadaş bulmak için artık klasik yöntemlerin değil, internet üzerinden hizmet sunan arkadaşlık sitelerinin tercih edildiğini biliyor musunuz? Siz de bu şekilde harika kadınlarla tanışan şanslı beylerden biri olabilirsiniz. Sitemize üye olarak bunu kolayca yapabilir ve süper istanbul escort bulabilirsiniz. Sitemiz İzmir e özel hitap eden bir sitedir. İzmirli beyler veya İzmir de kalma hazırlığında olan beyler, rahatlıkla sitemizden gerçekten çok özel bayanlarla tanışabilirler.
Aradığınız seviyeli bir flört veya sonunu düşünmeden eğlenceli bir arkadaşlık olabilir. Sizinle ortak noktalarda buluşacak gerçekten çok tatlı kızlarla tanışmak için adresimiz mükemmel bir seçenek olacaktır. İzmirli escort kadınların harika özellikleri olduğunu ülke olarak hepimiz biliyoruz. Kızlar gerçekten, sarışın, esmer ya da kumral olsun, tatlı yüzleri, harika vücutları ile beylerin gözlerini okşayan özelliklerdedir. Kişilikleri de şehrin genel havasından kaynaklandığı üzere, hem sıcak, hem de sevecen ve hayat doludur.
Siz de yalnızlıktan şikayetçi iseniz, kendinizi daha fazla sınıramayın. İnternet sitemizde hesabınızı açın ve tatlı bayanların profillerini inceleyin. Bayan escort bul ve bayanlarla tanışmak için daha iyi bir seçenek bulamazsınız.

May 07

Yaşanmış hikayeler bölüm 2

not: yer ve isimler kimseyi zor durumda bırakmamak için değiştirilmiştir….

Odanın köşesindeki kırmızı L koltukta oturuyordu.gaziantep escort Gece boyunca sayısız erkek onun tarafından reddedilmişti. Gülerek heyacanlı bir şekile yanında giden her erkek dayak yemiş gibi hüsranla geri dönüyordu. Arada bana bakışlarını yakalıyordum. Fakat o kadar adamı reddettikten sora beni niye kabul etsinki diye düşündüm. Kendime engel olamayıp birazda içgüdü ile yanına gittim ve oturdum. Gözlerimin içine baktı ve gülümseyerek meraba dedi. Benden önce bunu söylemesine biraz şarşırmıştım.
– beni de dövmeyecekmisin? dedim
yüksek sesle güldü ve utanmış bir biçinde önüne baktı.
– senin adın ne ? dedi. (ben onun adını sormadım)
Artık benimle konuşmak itediğine emindim. Konuşurken benimle gaziantep escort bayan ilgili çok meraklıydı. Sürekli konuşmayı yeni topik ile dewam ettirmek istiyordu. Fakat bu kadar ilgi çeken bi kıza hemencecik tüm erkekler gibi yelkenleri suya indireyecektim. 5 dk sohbet ettikten sora
-içki alıcam sende istermisin dedim
-Hayır saol daha bitmedi ama çabuk dön dedi.
içkimi almaya gittim fakat yanına geri dönmedim. arkadaşlarımın yanında biraz geyik çevirip esra ile saçma salak geyikler yaptık. Herkez bana gaz veripği yanına gitmemi söylüyordu.Fakatben bunu bilerek yapmıştım onu istediğim kıvama getirmek için.

Bu sırada o kız hala o koltukta dizlerini karnına çekmiş bir biçimde oturuyordu. Arada kalkıp bişiler yapıp konuşuyordu…

Esra toplu sekse teşvik dansını yaptığı sırada;

Esra kıza baktı sonra bana baktı ve gülümsesi. Gözleriyle tamam siz olmuşsunuz dedi. Esra kulağıma
-sen işini biliyosun, dedi. Bende
-Senden öğrendim dedim ve gülüştük..

Bu sırada kız koltuktan kalkıp içeriye gitti bende onun peşinden……

Eski yazılar «

bursa escort
istanbul escort
} online betting canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis canlı bahis bursa escort bursa escort bursa escort bitlis escort konya escort bolu escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort artvin escort webmaster forum